Yaratıcılık nedir? Yaratıcılık evrensel değerlerimizden bir tanesi. Bütün toplumlar sanatın farklı türlerini üretmiş ve taktir etmişlerdir. Sanatçıların bereketli olduğu dönemlere bir çok toplumda ‘altın çağ’ daha az görüldüğü zamanlara ise ‘karanlık çağ’ adı verilmiştir. Yaratıcılıktır kültürü geliştiren.

Yaratıcılık üzerinde konuşmaya başlamadan önce belirtilmesi gereken önemli bir husus var. Yaratıcı bireyler çeşitlilik gösterir. Oldukça kompleks ve zengin olan böylesi bir grup çok aşırı uç noktalarda bulunabilir. Bu nedenle de genellemek gerçekten çok zor ya da mümkün değil.

Yaratıcılık nedir?

Yaratıcılık bir karakter özelliği, bir ürün ya da bir süreci ifade edebilir. Çeşitli düşünme biçimlerini, farklı fikirleri ve bağlantıları içerir.

Her üretim bir yaratıcılık mıdır?

Yaratıcı eser orjinal olmalıdır. Tekerleği yeniden keşfeden bireyin orjinal bir ürün ortaya koyduğu söylenemez. Fakat daha önceden bulunmuş olan tekerleği, o zamana kadar hiç kullanılmayan bir alanda ya da biçimde kullanmak yaratıcılık gösterir.

Yaratıcı ürünler insanları şaşırtır, beklenmediktir. Hatta bizi şoke edebilir.

Yaratıcı ürünler adapte olabilirler. Örneğin çok ilginç, şaşırtıcı bir reklam slagonu buldunuz. Fakat slogan insanlara hiç bir anlam ifade etmeyecekse bu adapte olamamıştır. Peki buradan şu sonucu mu çıkartmalıyız. Toplum bir sanatçının eserine kıymet vermiyorsa değersiz midir? Bir çok sanatçı sonradan keşfedilmiştir. Fakat sanat ürününü toplumsal kabulden tamamı ile ayırmak da mümkün değildir.

Sanatkar içinde yaşadığı durumda etkin olabileceği en uygun tepkiyi verebilen kişidir. – Otto Rank

Yaratıcılık küçük y ile

Küçük y ile yaratıcılık günlük problemlerimizi daha etkin bir şekilde çözmemizi ve işlerimizi halletmemizi sağlar. Küçük y yaratıcılığı günlük hayatımızı kolaylaştır. Büyük y ile yaratıcılık ise kültür ve tarihe kalıcı eserler bırakabilmektir.

Yaratıcılık denilince her ne kadar sanat akla gelse bile orjinal fikirler her yerde karşımıza çıkar. Her gün yaratıcı bir şeylerle meşgul oluyoruz. Bunu hobilerimizle, çocuğumuzu yetiştirme tarzımızla, kıyafetlerimizle, iş yaşamımızda, ilişkilerimizde ve problem çözme şekillerimizle ortaya koyuyoruz.

Böylesi bir yaratıcılık insanı insan yapan en önemli özelliklerden biridir. Bizi diğer hayvanlardan ayıran en belirgin yönümüz eşya kullanabilme ve geleceği düşünebilme yeteneğimizdir.

Sürekli değişen koşullara uyum sağlayabilmek ve yaşamda etkin bir şekilde varlık gösterebilmek esnek ve yaratıcı olmayı gerektirir. Yaratıcı birey içinde bulunduğu koşullara en uygun tepkiyi verebilir.

Küçük y ile yaratıcılık nicel olarak büyük y ile yaratıcılıktan küçük görülebilir. Yani sanat eserleri ortaya koyabilen yaratıcı bireyler küçük y yaratıcılığa sahip olanlardan daha yaratıcıdır. Diğer bir bakış açısı ise bunları nitel olarak birbirlerinden farklı görmektir. Diğer bir sözle kimi bireylerde büyük y yaratıcılık, kimilerinde ise küçük y yaratıcılık bulunur.

Yaratıcılık – Karakter gücü olarak

Yaratıcılık pozitif psikoloji alanında ortaya konmuş olan 24 karakter gücünden biridir. Merak, öğrenme aşkı, perspektif ve muhakeme gücü ile birlikte bilgelik ve bilgi erdemine aittir. Tüm bu bilişsel olarak güçlü yanlar bilgiyi edinme ve kullanma ile alakalıdır.

Pozitif psikoloji bilimi insanda neyin kötü gittiğinden ziyade nelerin iyi gittiğine odaklanır. Bu nedenle toplumu ileriye taşıyan yaratıcı bireyleri anlamaya çalışması kaçınılmazdır.

Yaratıcılık karakter güçlerinizden biriyse düzenli olarak uygulamaktan vazgeçmeyin.

Yaratıcılık  ve Mutluluk

Yaratıcılık ve mutluluk arasındaki ilişkinin çift yönlü olduğu düşünülmektedir.

Yaratıcılık bireyi mutlu kılar.

  • 658 katılımcı ile yapılan 13 günlük çalışmada katılımcıların her gün meşgul oldukları yaratıcı aktivitelerini ve ruh hallerini not etmeleri istendi (Tamlin, Conner, DeYoung & Paul, 2016). Yaratıcı aktivitelerle ilgilendikleri günün ertesinde öznel iyi oluşlarının (mutluluk düzeylerinin) yükselmiş olduğu görüldü. Aynı çalışmada bu bireylerin sosyal ilişki doyumlarının da arttığı görüldü.
  • Perach ve Wisman yaratıcılık konusunda ki başarıları ve hırslarının yüksek olduğunu bildiren 108 öğrenci ile ilginç bir çalışmada bulundu. Katılımcıların ölüm korkusu ile daha iyi baş ettiklerini gözlemledi.
  • Tepper (2014) yılında yaptığı çalışmada sanatla meşgul olmakla yaşam doyumu, pozitif öz-imaj,  daha hoşgörülü olma arasında pozitif ilişki bulmuştur. Aynı çalışmada yaratıcılık ile kaygı arasında negatif ilişki bulunmuştur. Bu pozitif değerlerin sanata olan katılım düzeyi arttıkça arttığı görülmüştür.

Mutluluk bireyi yaratıcı kılar.

  • İş yeri ortamında mutluluk düzeyi ile paralel olarak çalışanların yaratıcılıklarınında arttığı gözlemlenmiştir. Özgür bir ortamda kendine olan güveni artan çalışanlar farklı şekillerde ifade edebilirler düşüncelerini.

Yaratıcılık – Pozitif Duygular

Barbara Fredrickson (2003) bireyde pozitif duyguların artışının düşünce ve uygulama repertuarını da genişlettiğini iddia etmiştir. Buda nihayetinde daha yaratıcı, esnek, entegre ve açık düşünmeye iter bireyi. Yani pozitif duygular yaşadığımızda çevremizi ve problemlerimizi farklı şekillerde algılamaya başlarız. Normalde çözüm göremediğimiz yerde çözüm olanaklarını keşfetmeye başlayabiliriz.

Deneysel bir çalışmada katılımcılara mutluluk duygusu veren müzikler ve komik video klipler gösterilmiştir (Nadler et al, 2010). Kontrol grubuna göre problem çözümünde daha yenilikçi oldukları gözlemlenmiştir.

Bu çalışmalardan yola çıkarak yaratıcılığın pozitif bir ortamda artabileceği iddia edilmiştir. Pozitif duygularınızı artırmak için yapabileceğiniz bir çok şey var. Bunlardan bazıları şükran mektupları yazmak, spor yapmak, pozitif müzikler dinlemek ve affetmektir.

Fakat bunun aksini iddia eden bilimsel araştırmalarda yapılmıştır. Hem pozitif hem negatif duyguların yaratıcılığı tetikleyebildiği ortaya konmuştur. Üniversite öğrencilerinin genel mutluluk düzeyleri, iyimserlik, kötümserlik ve negatif duyguları ölçülerek yaratıcı kişiliklerini karşılaştırılmıştır (Charyton, 2009). Genç yaşta ve notları yüksek olan erkek katılımcıların daha yaratıcı olduğu görülmüştür.

Yaratıcılık – Otantik Benlik (Saydamlık)

Yaratıcı bireyler ürettikleriyle kendilerini ifade etme şansına kavuşurlar. Bu onlara otantik olma hissi kazandırabilir. Yaratıcılıklarını ortaya koyarak kendilerini güçlü kaynaklarına ve hayatlarının amaçlarına yaklaşmış hissederler.

Yaratıcılık – Ruhsal sağlık

Pozitif psikoloji alanında karakter güçlerinden biri olarak görülen yaratıcılığın bireyin iyi oluşu üzerinde bir çok olumlu etkisinin olduğu söylenmiştir.

  • Stresi düşürür. Yaratıcı bireyler genellikle meraklıdırlar. Meraklı olmak stresi düşürür.
  • Tükenmişlik sendromuna yakalanma riskini, sosyal izolasyonu azaltır.
  • Bilişsel kabiliyetleri, verimliliği, motivasyonu, aidiyet hissini, yaşam kalitesini, yılmazlık ve enerji düzeyini artırır.

Deli mi yoksa bir dahi mi?

Sanat tarihi ruhsal güçlükler çeken sanatçıların öyküleri ile doludur. Öyleki bir çok sanatçı kendi yaşamına son vermiştir. Deli mi yoksa bir dahi mi tartışmaları insanlık tarihinde oldukça eski bir tartışmadır. Bu konuda özellikle psikodinamik bakış açıları getirenler psikopatolojik biyografi incelemelerine gitmişlerdir dahi bireylerin. Hümanist yaklaşım ise sanatçı kişiliği sağlık emaresi olarak görmüştür.

  • Yaratıcı bireylerin toplumun geri kalanına oranla daha fazla psikolojik rahatsızlıklara yakalandığı görülmüştür (Eysenck, 1995). Özellikle sanatla ilgilenen bireylerde bu daha da çok rastlanır (Jamison, 1993).
  • Birden fazla psikolojik hastalıkları olan bireylerin bulunduğu ailelerden yaratıcı bireylerin çıkma ihtimali daha yüksektir (Richards vd., 1988b).
  • Yaratıcı insanlar arasında psikolojik hastalıklar arasından sıklıkla duygudurum bozuklukları (depresyon, kaygı, bipolar…) görülür.
  • Sanatçı bir yaşam bir çok hayal kırıklığını ve stresi beraberinde getirir.
  • Diğer bir söylemde yaratıcı bireylerin göstermiş oldukları bulguların psikopatoloji tanımı yapmak için yetersiz olduğudur. Bu bakış açısına göre yaratıcı bireyler normal ve psikolojik hastalıklara sahip kişiler arasında bir yerdedirler.

Yaratıcı bireyler depresif midir?

Bu konuda yapılmış farklı iddiaları inceleyelim.

Y

aratıcılık mı depresyona sebep oluyor?

  • Yaratıcı bireylerin dünyaya farklı bakış açıları ve zevkleri bulunur. Bunlardan anlayan ve paylaşımda bulunabilecekleri arkadaşlar bulamazlar genellikle. Bu nedenle sıklıkla yalnız kalırlar. Yalnızlık ise depresyona iten önemli faktörlerden biridir.
  • Yaratıcı bireyler uzun yıllar kendilerini geliştirmek için denemeler yaparlar. Bu süreçte ortaya koydukları işi sürekli eleştirirler. Eserlerine kendi ve başkaları tarafından yapılan acımasız eleştiriler bir süre sonra benliğe yönelir. Bu da depresyona sebep olur.

Depresyon mu yaratıcılığı artırıyor?

  • Problem çözmek zorunda kalmak bireyi yaratıcı düşünmeye zorlar. Yaşamda hiç sorun olmasa yaratıcılıkta kaybolur. İnsanlık tarihinin gelişimine bakarsak oluşan problemlere çözüm bulmak için icatlar ve keşifler yapılmıştır.
  • Toplum tarafından dışlanmanın bireyleri daha yaratıcı kıldığı deneylerle ortaya konmuştur (Newcomb, 1956).
  • Yaratıcılık çocukluk travmalarına verilen uyumsal bir tepki olabilir (Eisenstadt, 1978). Hayal kırıklığı ya da sosyal olarak uyumsuz olmak yerine birey yapıcı bir şekilde ürünler ortaya koyar.

Yaratıcılık – Akış

(Türkçe alt yazı için telefonunuzun ayarlarını kontrol etmeniz gerekiyor.)

Czikszentmihalyi akış kavramı ile tanınan pozitif psikoloji alanının öncülerindendir. Czikszentmihalyi yaratıcılık konusunda şunları iddia etmiştir. Bireyin kabiliyetleri ile yaşadığı zorluklar birbirleriyle eğer uyumluysa akış yaşayabilir. Akış bireyin meşgul olduğu şeye tamamı ile kapılması, zaman duygusunu yitirmesidir. Akış bir çok insan tarafından tecrübe edilebilir; sanatçılar, sporcular ya da bilim insanları. Akış sayesinde meşgul olunan aktiviteden zevk alma duygusu yaşarız. Birey akış yaşarken oldukça verimli bir şekilde çalışır. Nasıl böylesi bir yüksek verime sahip olabilirsiniz merak ediyorsanız bk. akış nedir?

Yaratıcı bireylerin sahip oldukları özellikler

  • Bağımsızdırlar. Toplum kurallarına sıklıkla uymazlar, alışılagelmişin dışına çıkarlar. Hatta bohem hayatı yaşayabilirler.
  • Tecrübeye açıktırlar.
  • Toplumun genelinden daha fazla ilgi alanlarına hobilere sahiptirler.
  • Esnektiler davranışlarında ve düşüncelerinde. Sabit fikirli değillerdir.
  • Zeka. Yapılan çalışmalar yaratıcı bireylerin zeki olduklarını göstermiştir. Lewis Terman 1921 yılında yapmış olduğu boylamsal çalışmada 120 zeka katsayısına kadar zekanın yaratıcılık üzerinde olumlu etki yarattığını göstermiştir. Bu sınırdan sonra zeka artışının yaratıcılık üzerinde kayda değer bir etkisinin olmadığı ortaya konmuştur. Robert Sternberg zeka, yaratıcılık ve bilgelik arasında ilişki olduğunu öne sürmüştür. Zeka ileriye götürür, yaratıcılık bunları sorgular ve bilgelik bunlar arasında bir yol bulur.
  • Bilgelik. Bir yandan yaş olgunluğu yaratıcılığı artırabilirken, diğer yandan ise çocuksu duygularında yaratıcılığı olumlu yönde etkilediği görülmüştür.
  • Kişilik özellikleri. 5 Büyük Karakter Özelliklerinden açıklığa sahip olanlar daha yaratıcıdır.
  • Enerji. Akıcılık yaşayarak uzun saatler odaklanarak çalışabilir yaratıcı bireyler. Mesai saatlerine uyarak çalışmakta zorluk çekerler. Kendilerine has bir tempoda çalışabilirler. Çok yoğun çalıştıkları bir dönemden sonra dinlenebilir, isteyince yeniden odaklanabilirler.
  • Oyun ve disiplini bir arada harmanlarlar.
  • İçe kapanıklığı ve dışa dönüklüğü bir arada yaşarlar.
  • Mütevazi ve gururludurlar. Büyük sanatkarlar kadar iyi olmadıklarının farkındadır bir çoğu. Bir yandan da ortaya koydukları eserlerden gururlanırlar.
  • Psikolojik androgyny. Toplumun klasik erkek ve kadın beklentilerine uymazlar. Bu şekilde verdikleri tepkilerin repertuarını genişletirler.
  • İsyankar ve muhafazakar. Muhafazakar olmaları kendilerini ait hissettikleri toplumun geleneği ve folklorunu öğrenmelerini sağlar. İsyankar ruhları da denemeler yapmalarına izin verir.
  • İşlerine tutkuyla bağlıdırlar. İçlerinde ki coşku, heyecan ve aşk kendilerine eşlik eder.
  • Adaptasyon kabiliyetleri yüksektir. Ellerinde bulunan imkanlarla farklı çözüm yolları üretirler.
  • Meraklıdırlar.
  • Karmaşık, komplekstirler. Zıtlıkları barındırabilirler bünyelerinde. Bu şekilde insan repertuarında bulunan bir çok farklı tepkiyi verebilirler.

Yaratıcılık geliştirilebilir mi?

Yaratıcılığın doğuştan gelen genetik bir boyutu bulunmaktadır. Bu genetik etkinin çevreyle etkileşiminin bir çok faktöre bağlı olduğuna inanılmaktadır. Fakat geliştirilebilir bir özelliktir yaratıcılık. Kimilerine göre ise çocukken sahip olduğumuz yaratıcılığı zamanla kaybederiz. Hedef yeniden kazanmak olmalıdır.

Yaratıcılık nasıl geliştirebilir?

Yeni ortamlarda bulunmak

Farklı ortamlara girip değişik şeyler tecrübe etmek. Dünya bize ilham verebilecek onlarca kaynakla dolu. Gözlemlemek bu nedenle çok önemli. Normalde hiç gitmeyeceğiniz bir mekana gidebilirsiniz. Farklı insanlarla konuşmak, ya da hiç açıp bakmayacağınız bir magazine göz atmak size çok farklı fikirler verebilir.

Heterojen grupların içerisinde yer almak

Birbirinden farklı bireylerin oluşturduğu gruplarda daha yaratıcı fikirler ortaya çıkar. Yaşları, ırkları, dilleri, kültürleri, cinsiyetleri farklı olan insanlardan oluşan iş ortamları daha yaratıcıdır. Aynı şekilde yabancı öğrencilerle bir arada okumanın Üniversite öğrencilerinin bilişsel kabiliyetlerini artırdığı görülmüştür. Grup terapilerinde farklı bireylerden geri dönüşümler almak daha faydalı çözüm yollarının ortaya çıkmasına sebep olur.

İlham verebilecek olan bir çevrede, ortamda çalışmak

İnsanların daha yaratıcı düşünmelerini sağlamaya çalışmak yerine, daha yaratıcı olabilecekleri bir ortam yaratmak daha kolay olacaktır.

Farklı bireylerden geri bildirimler almak

Bir çok kereler iş yaşamlarında çalışanlar ve okul projelerinde öğrenciler fikirlerini dile getirmekten çekinirler. Bu tereddütlerinin temelinde bir kaç etken yatar. Birincisi fikirlerinin çalınacağını düşünürler.

Oysa ki paylaşılan ve diğer insanların geri dönüşümleriyle geliştirilen fikirlerin uygulanma ihtimali daha yüksektir. İkinci çekince ise dalga geçileceği korkusudur. Bu ortamın yeterince özgür ve güvenli olmaması kadar bireyin özgüveni ile de ilişkilidir.

Yaratıcılık boşluğa ihtiyaç duyar.

Kafanız onlarca düşünce ile meşgulken yaratıcı fikirlerin aklınıza gelme ihtimalide düşer.

Ödül

Dışsal motivasyon örneğin; para yaratıcılığı artırabilir de azaltabilir de.

Çalışma

Bir çok yaratıcı insan yıllar boyu alanlarında çalıştıklarını söylerler. Temel bilgileri öğrendikten ve yetenekleri kazandıktan sonra gelir yaratıcı fikirler. Birden bire hiç çalışmadan ampulün yanması gibi yaratıcı fikirlerin aklımıza üşüşmesini beklemek gerçekçi olmayan bir iyimserlik olur.

Farklı ilgi alanları

Yaratıcı bireyler ilgisiz gibi görülen şeylerden ilham alırlar. Farklı iki noktayı kimsenin tahmin edemeyeceği şekilde birleştirerek yeni bir perspektif ortaya koyarlar. Bunu sağlayan değişik alanlarda malumat sahibi olmaktır. Oysaki günümüzde insanlar belirli bir alanda uzmanlaşıyor. Rönesans sanatçılarını düşünün. Da Vinci aynı anda mühendis, mimar, ressam ve bir heykeltraştı.

Şans

Bir çok yaratıcı bireye başarılarının sırrı sorulduğunda doğru zamanda doğru yerde olmak diye cevap vereceklerdir. Elbette bireyin şans olanaklarının doğduğunun farkına varmış olması ve adım atması gerekiyor.”

Toplumun kabulü ve yaratıcılık

Sanatçılığı tamamı ile bireysel bir kabiliyet görürsek, neden bazı dönemlerde sanatta altın çağın yaşandığını tam olarak açıklayamayız. Toplum sanatın gelişmesine ön ayak olabilir.

  1. Toplum sanatçılardan üretmesini isteyebilir Floransa da Rönesans döneminde olduğu gibi.
  2. Yeni sanat ürünlerini kabul etmede ortodoks ya da yenilikçi davranabilir. Tamamı ile açık olmak kaliteyi düşürebilir. Aşırı tutucu davranmak ise yeniliklerin önünü kapatır.
  3. Belirli bir alan sosyal sistemle uyum içinde olursa daha çabuk ilerler. Örneğin, İkinci Dünya Savaşından sonra toplumun fizik alanına olan ilgisi aşırı arttı. Buda bu alanlarda çalışanların kaynak sıkıntısı yaşamamasına sebep oldu.
  4. Toplumun bir kurumu sanat dallarını kontrolü altına alabilir. Bir dönem kilise astronomi alanındaki keşifleri büyük baskı altında tuttu.

Yaratıcılığa ket vuran faktörler

  • Çocuklara vermiş olduğumuz negatif geri bildirimler. Hiç güneş pembe olur mu gibi.
  • Okul sisteminin yaratıcılığı öldürdüğü iddia edilir sıklıkla. Çocukların hareketlerini ve davranışlarının okul ortamında kısıtlanıyor oluşunun negatif etkileri olabilir. Kim (2011) Amerika’da anaokulundan lise çağına kadar olan çocuklarla geniş katılımlı bir çalışmada bulundu. 1984 ile 1990 yılları arasında yaratıcılığın azalmaya başladığını ve bunun devam etmekte olduğunu ortaya koydu. 2008 yılında çalışmaya katılan öğrencilerin %85’i 1984 yılına katılanların ortalamasından daha düşük seviyede yaratıcı bulundu. Bunda çocukların serbest oyun vakitlerinin azalması da rol oynuyor.
  • Aşırı yönlendirici, korumacı ve eleştiren ebeveyn ve öğretmenler.
  • Tek düze iş ortamları.
  • Yetişkinlerin çocuklar üzerinde olgun ve erişkin gibi davranmaları için kurdukları baskılar.
  • Güvensizlik ve samimiyetsizlik. Bireyler fikirlerini saygı duyulmayan ortamlarda dile getiremezler.
  • Maddi sıkıntılar. Bir çok yaratıcı birey sanatından gelir elde edemediği için çok daha mekanik işlere yönelir.
  • Toplumun sanata süreç değil ürün odaklı bakması.
  • Kıyaslama yapmak.

Yaratıcılık – Kaynakça

Charyton, C., Hutchison, S., Snow, L., Rahman, M. A., & Elliott, J. O. (2009). Creativity as an attribute of positive psychology: The impact of positive and negative affect on the creative personality. Journal of Creativity in Mental Health, 4(1), 57-66.

Kyung Hee Kim (2011). The creativity crisis: The decrease in creative thinking scores on the Torrance Tests of Creative Thinking. Creativity Research Journal, 23, 285-295.

Perach, R. and Wisman, A. (November, 2016), Can Creativity Beat Death? A Review and Evidence on the Existential Anxiety Buffering Functions of Creative Achievement. The Journal of Creative Behavior.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Lütfen buraya adınızı yazın.