Yalnızlık konusunda yalnız değilsiniz. Giderek insanlar daha da fazla yalnızlaşıyor. İşte bu konuda yapılmış psikolojik çalışmalardan öğrendiklerimiz.

Farklı çalışmalara baktığınızda ortalama %25-48 oranında yanız birey yaşamaktadır. Boylamsal çalışmalar arasından erişebildiğim en uzun soluklu  araştırma olan Michigan Üniversitesine ait “Health and Retirement” (Sağlık ve Emeklilik) çalışmasına göre toplumda kendini yalnız hisseden bireylerin oranı %27’e ulaşmış durumda.

Son 20 yılda ortalama yalnızlık oranı %3-7 arttı.

Yalnızlık, yaşamda bir an,
Hep yeniden başlayan..
Dışından anlaşılmaz.

Ya da kocaman bir yalan,
Kovdukça kovalayan..
Paylaşılmaz.

Bir düşün’de beni sana ayıran
Yalnızlık paylaşılmaz
Paylaşılsa yalnızlık olmaz.

Özdemir Asaf

Yalnız olmak ve Kendini yalnız hissetmek 

Unutmayın yalnız olmak ve kendini yalnız hissetmek aynı şeyler değiller. Hastanede yatan hastaları düşünün. Bir çoğunun oda arkadaşları ve refakatçıları bulunur. Gün boyunca sağlık personeliyle iletişim halindedirler. Ama bir çoğu buna rağmen kendisini yalnız hisseder.
Yalnızlık hissi yalnız olduğumuzda değil, tercih ettiğimiz kişiden ayrıldığımızda hissettiğimiz duygudur.
Diğer önemli bir örnekte yeni doğum yapmış annelerin yaşamış olduğu yalnızlık duygusu. Sürekli kucağında bir bebekle gezen annelerin yalnızlık çekebilecekleri ihtimali bir çok insanın aklına bile gelmez. Oysaki bir çoğu görünmeyen bir yalnızlık içindedir. Annelerin arada sosyalleşmesine izin verilmesi gerekiyor. Eşlerin ve diğer yakınların bebeğe göz kulak olarak buna imkan vermeleri oldukça önemli.

Yalnızlık– Sonuçları

  • Yalnızlık bağışıklık sistemini zayıflatır. Böylelikle birey daha kolay hastalanır. Kişi ayrıca var olan fiziksel hastalıklarıyla baş etmekte güçlük yaşar.
  • Yalnızlığın obeziteden daha tehlikeli olduğu düşünülüyor. Sağlık üzerinde sigara kullanmak kadar olumsuz etki yarattığı iddia ediliyor.
  • Yalnız insanlar giderek daha da fazla yalnızlaşıyor. Zamanla yalnız bireyler insanların yüzlerini daha tehditkar görüyor. İnsanlara karşı olan çekinceleri artıyor.
  • Yalnız insanlar psikolojik açıdan oldukça önemli olan sosyal destekten mahrum kalabilirler.

Internet ve yalnızlık

Bir çoğumuz e-postalarımızı ve facebook mesajlarını okurken önümüzde ki dijital verilerin gerçek bir iletişim olmadığının farkındayızdır.

Kimileri ise interneti bir varış noktası olarak değil yol olarak kullanır. Internet üzerinde tanıştıkları insanlarla gerçek hayatta buluşurlar.

Peki ya interneti sosyal ilişkiler açısından varış noktası olarak kullananlar. Otantik olmayan kişilikleri ile kendilerini daha fazla kabul görmüş hissedebilirler. Fakat yalnızlık hisleri büyük ihtimalle geçmeyecektir.

Çok büyük bir yalnızlık içinde olanlar açlık çekenler gibidir. Çok acıkınca sert ya da normalde hiç yemek istemeyeceğiniz bir şeyi yiyebilirsiniz. Kronik yalnızlık çekenlerde normalde ilişki kurmak istemeyecekleri kişilerle iletişimde kalabilirler.

Yalnızlık ve varoluşsal korkular

Yaşlılarda kronik yalnızlık bir süre sonra varoluşsal bir korkuyu beraberinde getirir. Yalnız başına ölmek ve evde günler sonra kokuşmuş bir halde bulunma korkusu. Bu korkuyla kolaylıkla baş edilebilir. Düzenli olarak onları kontrol edecek birileri bulunabilir. Ama bu temel problemleri gidermeye yeterli olmaz.

Yalnızlık ve bencilleşme

Yalnız bireylerin özellikle de çocuğa sahip olmayanların giderek bencilleştiği düşünülür. Bencilleşme kendi çıkarlarını düşünmek, kendini korumaya almakla ilgilidir. Oysa ki bir çok yalnız insanla iletişim kurmak istediğiniz zaman büyük bir iletişim açlığı içerisinde sel olup üzerinize yağarlar. Onlara karşı set kurmakta çok güçlük çekersiniz.

Yalnızlık – Yapılan hatalar

  • Pes etmek. Yalnız bireylerin en büyük hatalarından birisi işe yaramayacak çözüm önerilerinin peşine takılarak boşa enerji harcamaları. Bunun sonucunda da “bak işe yaramıyor, ben değersiz bir insanım” diyerek büsbütün geri çekilmeleri. Böylelikle yenilgiyi kabul ederler.
  • Sosyal destek ile sosyal ilişkiyi karıştırmak. Elbette sosyal ilişkiler nihayetinde bireye sosyal destek sağlar. Ama yardıma ihtiyaç duymak tek taraflı bir ilişkidir. Sadece başkalarından destek almak sizi iyi hissettirmeye yetmez. Oysa ki gidip başkalarına yardımcı olursanız kendinizi daha iyi hissetmeye başlayabilirsiniz.
  • Sosyal kabiliyetleri güçlü olanlar da yalnızlık çekebilirler. Sosyal zeka düzeyleri düşük olan bireylerin yalnız kalma ihtimali elbette yüksektir. Fakat bir çok başarılı insan da yalnız kalır. Özellikle tanınmış kişilerle bir çok kişi arkadaş olmak ister. Fakat onlar kendileriyle sosyal ve maddi menfaatler nedeniyle arkadaşlık kurmak istediklerini düşünürler başkalarının. Bu nedenle kendilerini yalnızlık içinde bulabilirler.
  • Fazla tedbirli davranmak. Arkadaşlık konusunda tedbirli olmak bireyi yalnızlaştırabilir. Güvenli ve zehirli yiyecekler arasında ayrım yapmak gibidir bu. Düşman olduğum kişi dost canlısı ise bir şey kaybetmem. Ama ya dost bildiğim düşmansa. Bu tarz düşünme biçimleri bizim insanlar hakkında negatif beklentiler içine girmemize sebep oluyor. Sayısız psikolojik araştırma bize negatif beklentilerimizin negatif sonuçlar doğurduğunu gösteriyor. Neyi bekliyorsak onu görüyoruz. Karşımızdakinin davranışlarını yanlış yorumlamaya başlarız, beklentimiz eğer buysa.
  • Düşünülenin aksine sosyal buluşma ortamları yaratmak işe yaramıyor. Hatta bireylere sosyal kabiliyetler kazanabilecekleri programlar sunmak dahi kayda değer sonuçlar vermiyor.

İlginizi çekebilir: Sosyal zeka nedir? Neden başarı için akademik başarıdan daha önemlidir?

Yalnızlıktan kurtulmak için yapılabilecekler

  • İyimser kalmaya çalışın. En iyisinin olacağını düşünün.
  • Kendinizi sosyal olarak açmaya çalışın. Bunu güvenli bir şekilde yapın.
  • Benzer ilgileri olan kişilerin olduğu gruplara katılmaya çalışın.
  • Bir plan yapın.
  • Bir çok insanın sizi sevmeyeceğini, sevmesinin gerekmediğini kabullenin.
  • Yalnızlık yaşayan bireyler bunu kendilerine itiraf edemiyor olabilirler. “Nasılsa yalnız ölmeyecek miyiz” diyen bir çok insan aslında yalnızlıktan ölüyordur.

2 YORUMLAR

  1. […] Yalnızlık psikoloji alanındaki en kötü kavramlardan biridir. Hatta psikolojik bir virüs olarak görülebilir. Yalnızlık psikolojik hastalıklara davetiye çıkarır. Psikologlar olarak hiç kimseye yalnız kalarak daha iyi olursun, insanlardan uzak dur diyemiyoruz. Böyle insanlara şunlar söylenebilir. Herkese karşı çok samimi olmanız değil önemli olan. Herkesle ilişki içine girmek yerine nitelikli ve kaliteli ilişkiler içinde yer alın. İyi insanlar bulup onları kaybetmemek için çabalayın. […]

Comments are closed.