Travma sonrası gelişim Pozitif psikoloji yaklaşımının çalıştığı başlıca konular arasında yer almaktadır. Travma sonrası gelişim terimi ilk olarak 1995 yılında Richard G. Tedeschi ve Lawrence G. Calhoun tarafından kullanılmıştır.

Bireyin negatif yaşanmışlıkları sonucunda pozitif gelişme gösterebileceği görüşü yeni bir bakış açısı değil. Felsefede, dinde ve edebiyatta sayısız örneği bulunuyor. Acı ve sıkıntılı süreçlerden geçmek kutsal kitaplara da konu olmuştur. Örneğin, Hristiyanlıkta İsa’nın çarmıha gerilmesi, İslamiyet’te ilk Müslümanların maruz kaldıkları zorluklar…

Dermân arardım derdime derdim bana dermân imiş,

Bürhân sorardım aslıma aslım bana bürhân imiş

Örnekler:

  • Dante Alighieri sevdiği kadını (Beatrice) kaybettikten sonra yaşamı sorguladığı İlahi Komedya’yı yazmıştır.
  • Victor Frankl’in oluşturmuş olduğu Logoterapi Nazi kamplarında elde etmiş olduğu tecrübelerine dayanmaktadır.

Klinik çalışmalara ise yeni yeni konu olmaya başladı travma sonrası gelişim. Bunda pozitif psikoloji yaklaşımının katkısı yadırganamaz.

Travma sonrası gelişim nedir?

Hepimizin dileği insanların travmalara hiç maruz kalmaması. Fakat bir çok makus hadiseyi engelememiz mümkün değil. Örneğin; doğal felaketler, yas, zorbalıklara maruz kalmak…

Düştükleri zaman insanlar üç farklı tepki verirler:

  1. Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB)

    • Yaşanılan psikolojik şok nedeniyle verilen ruhsal tepkileri ifade eder.
    • Bulgular: TSSB uyku bozuklukları, geçmişte yaşanılanların sıklıkla göz önüne gelmesi gibi tepkilerle kendisini gösterir.
    • Travma sonrası gelişim ve TSSB birbirlerinin tersi değildir. Farklı süreçleri ifade ederler. Aynı bireyde ikisi bir arada bulunabilir. Hatta bireyin yaşadığı ızdıraplar ve bunların üstesinden gelme çabaları gelişimini destekleyebilir.
  2. Yılmazlık / Kendini toparlama gücü / Psikolojik Sağlamlık

    • Yılmaz bireyler yaşamış oldukları olumsuzluklardan sonra kendilerini toparlama yeteneğine sahiptirler. Eski hallerine hızlı bir şekilde dönerler. Düştüklerinde yeniden kalkarak yollarına devam ederler.
  3. Travma Sonrası Gelişim

    • Başlıca hayat krizleri ve travmatik olaylar sonucunda yaşanan pozitif gelişmelerdir. 
    • Yılmazlık göstermenin ötesinde birey kazanımlar elde eder.

Travma sonrası gelişim yaşayanlar pozitif kazanımlarını genellikle yıllar boyunca muhafaza ederler. Yapılan bazı bilimsel çalışmalar daha az psikolojik hastalıklara yakalandıklarını göstermiştir. Helgeson vd. (2006) yapmış oldukları meta analiz sonucunda şu sonuçlara ulaştılar. Travma sonrası gelişim yaşayan bireyler arasında daha düşük oranlarda depresyon ve daha yüksek seviyelerde iyi oluş görülmektedir. Aynı çalışmaya göre travma sonrası gelişim yaşayanlar başlarından geçen talihsiz olayla ilgili daha az rahatsız edici düşüncelere maruz kalmaktadır.

Gelişme yaşıyor olmak elbette acı çekilmediği anlamına gelmez. Travma sonrası gelişime götüren hadiseler bireyi derinden sarsan, sahip olduğu baş etme yöntemlerini ve dünyaya bakış açısını zorlayan olaylardır. Örneğin; yaşamı tehdit eden hastalıklar, savaş, istismar, göç, kazalar, doğal afetler ve yas süreçleri.

Başkalarının yaşamış olduğu felaketlere tanıklık edenler TSSB’ye yakalanabildikleri gibi, travma sonrası gelişimde yaşayabilirler. Örneğin; itfaiyeciler, cenaze sorumluları, terapistler, klinik çalışanlar ve kanserli yakını olan bireyler.

Travmatik olayların olumlu olduğunu kesinlikle ima etmiyoruz. Değiller. Fakat hayat adil değil. Bize şöyle bir seçenek sunulmuyor. Acı ve büyüme bir yanda, acısız bir yaşam diğer bir yanda.

Travma sonrası gelişim gösterenler iyi ki bunlar başıma geldi demezler. Çocuğunu kaybeden bir çift düşünün. Yaşadıklarından sonra daha yardımsever bireyler olmuşlar. Daha anlamlı ilişkiler bina etmişler. Bu çift mümkün olsa tüm kazanımları hemen geri iade etmek ister çocuklarına yeniden kavuşabilmek için. Fakat bu kişisel gelişimlerini tamamen göz ardı etmemiz gerektiği anlamına da gelmemektedir.

Travma sonrası gelişim ne kadar sıklıkla yaşanır?

Travma sonrası gelişimi herkes yaşayamaz. Aynı zamanda çok sıra dışı bir durumda değildir. Bir çok insan travma süreci geçirir. Fakat gelişme fırsatı yakalayamaz.

Travma sonrası gelişim oldukça sık rapor edilmektedir. Boylamsal çalışmalar travma sonrası gelişimin %58-%83 arasında görüldüğünü göstermektedir (Sears vd. 2003; McMillen vd. 1997; Affeck vd. 1987, 1991). TSSB geçirenlerin oranı ise daha azdır.

Travmanın niteliği ve gerçekleştiği koşullar elbette çok önemli bir rol oynar travma sonrası gelişimin gösterilmesinde. Cinsel istismara uğramış bireylerin travma sonrası gelişim gösterme ihtimali, doğal afetlere yakalananlardan daha düşüktür.

Travma sonrası gelişim hangi alanlarda yaşanır?

Tedeschi ve Calhoun (1996) 5 farklı alanda pozitif gelişmenin görüldüğünü iddia etmektedir. Geliştirdikleri Travma Sonrası Gelişim Envanteri (Post-Traumatic Growth Inventory PTGI) bu beş boyutu incelemektedir.

  1. Hayatta yeni fırsatlar

    • Yeni gelişme fırsatları doğar. Birey yaşadıklarını kendisini geliştirmek için bir fırsat ya da neden olarak görebilir.
  2. Yaşamın değerini anlamak

    • Bir çok travma ölümle yüz yüze getirir kişiyi. Birey her an ömrünün bitebileceğinin farkına varır. Geçirdiği her günün kıymetini anlar.
  3. Başkalarıyla ilişki

    • Geçirmiş olduğu zorlu süreçlerde kendisine destek olan kişilerle olan bağları kuvvetlenir. Böyle dostlara sahip olduğu için şükran duygusu artabilir.
    • İlişkilerini gözden geçirerek daha az ama derin ilişkilerde karar kılabilir.
    • Diğer acı çeken insanlara karşı empati düzeyi artabilir.
    • Grup aidiyeti artabilir.
  4. Kişisel güç

    • Travmadan çıkan bireyin kendisi ile ilgili bakış açısı değişebilir. Birey şöyle bir düşünce biçimi kazanabilir. “Bunu başardıktan sonra bir çok şeyin üstesinden gelebilirim.” Böylelikle kendisine olan güveni artabilir. Daha güçlü ve yılmaz hissedebilir.
    • Aynı zamanda limitlerinin ve incinebilirliğinin farkındadır. İncinebilirliğinin farkında olmak bireyi daha da güçlü yapar. Çünkü daha otantik olabilir.
  5. Maneviyat ve / veya dindarlık düzeyinde değişme

    • Yaşanan bir çok travmadan sonra kişi kendisine bir çok soru sorar. “Neden bu başıma geldi?” “Hayatını kaybedenleri neler bekliyor?” Bu sorular bireyi maneviyata yönlendirebilir.
    • Bu beş alan dışında henüz keşfedilmemiş boyutları olabilir travma sonrası gelişimin.

Tedeschi’ye göre insanların yaklaşık %90’ı en azından travma sonrası gelişimin bir boyutunda ilerleme kaydederler.

Gershman (1985) çocukları kronik hastalığa sahip olan annelerle bir çalışma yürttü. Annelerin şu üç alanda gelişme yaşadıklarını saptadı;

  1. Duygusal büyüme.
  2. Kuvvetlenen aile bağları
  3. Hayata daha olumlu bakış

Affleck, Tennen, Croog ve Levine (1987) kalp krizi geçirenlerle yaptıkları çalışmada iki alanda gelişme tespit ettiler. Daha iyi bir içgörü, pozitif olarak değişen değerler ve öncelikler.

Kimler hangi alanlarda büyüme yaşamaya eğilimliler? 

Travma öncesi karakter özellikleriyle,  travma sonrası yaşanan gelişmenin boyutları arasında ilişki bulunmaktadır. Dışa dönük insanlar travma sonrasında sosyal ilişkilerinde gelişme yaşayabilirler. Yeni tecrübelere açıklık gösteren biri ise hayatta yeni felsefeler ve amaçlar aramaya daha yatkın hale gelebilir.

Travma sonrası gelişimde bireyin köklü bir karakter değişikliğine gittiğini söylemek oldukça iddialı olabilir. Fakat ağaç aynı kalsada yapraklarının rengi değişmiş diyebiliriz.

Travma sonrası gelişim Mutluluk / İyi oluş

Travma sonrası gelişim ile iyi oluş arasındaki ilişkiyi inceleyen araştırmalar farklı bulgular ortaya koyuyorlar. Şu şekilde özetleyebiliriz:

  1. Travma sonrası gelişim pozitif değişimlere yol açar. Bunlarda iyi oluş düzeyini artırır.
  2. Travma sonrası gelişim pozitif değişimlere yol açar. Fakat bu stresli bir süreçtir. İyi oluş düzeyi düşer.

Travma sonrası gelişim – Benzer diğer terimler

Yılmazlık

Bir çok kişi yılmazlıkla travma sonrası gelişimi eş anlamlı kullanıyor. Yılmazlık yeniden toparlanma gücüdür. Birey esneklik göstererek eski haline geri döner. Hacıyatmazlara benzetebiliriz yılmaz bireyleri.

Yılmazlık travma sonrası gelişimin bir parçası olabilir. Birey yaşadıklarından sonra daha yılmaz bir kişilik kazanabilir. Ama sadece bununla sınırlı değildir.

Yılmazlık özelliği düşük olan biride travmaya maruz kalabilir. Üzüntü, şaşkınlık ve stres yaşayarak bunun sonucunda psikolojik hastalıklara yakalanabilir.  Daha sonra tecrübe ettiği güçlükler neticesinde hayatında yeni anlamlar kazanarak travma sonrası gelişim elde edebilir. Bu oldukça çaba gerektiren yorucu bir süreçtir.

Yılmaz bireyler ise yaşadıklarından sonra çabuk toparlanırlar. Uzun süreli bir strese maruz kalmazlar. Yeni anlam arayışları içine girmezler. Daha az yılmazlık gösteren kişiler ise yaşamış oldukları krizden çıkabilmek için hayatlarını ve ilişkilerini yeniden gözden geçirme ihtiyacı duyarlar. “Bu neden başıma geldi?” sorusunu kendi dünya görüşleri çerçevesinde değerlendirirler. Fakat sahip oldukları görüşler yaşadıklarını açıklamaya yetmeyebilir. Bunun sonucunda arayış başlar.

Travma sonrası gelişim gösteren birey ileride benzer hadiseleri yaşadığında daha kolay toparlanabilir. Yılmazlık düzeyi artabilir. Bunu yaşadıklarından elde etmiş olduğu içgörü ve öğrenmeye borçludur.

Beni öldürmeyen şey güçlendirir. – Nietzsche

Baş Etme Yöntemleri

Travma sonrası gelişiminde bir çeşit baş etme yöntemi olduğu iddia edilmektedir.

Yüceltme (sublimation)

Sigmund Freud’un ortaya koymuş olduğu yüceltme terimine göre travma ile ortaya çıkan enerjiyi birey pozitif alanlara çevirir. Freud’a göre sanat eserleri buna örnektir.

Travma sonrası gelişim süreci

Bireyin başına olumsuzluklar geldiğinde bunları daha önceki dünya görüşleriyle değerlendirir. Örneğin; “Olur böyle şeyler hayatta.” Bu durumda daha az olumsuzluk yaşar. Fakat büyüme şansı daha azdır. Kişi sahip olduğu negatif görüşlerle de yapabilir bunu. “Kötü şeyler oluyor ve bunları engellemenin hiç bir yolu yok.” Bu durumda umutsuzluğa kapılarak, TSSB ve diğer psikolojik hastalıklara maruz kalabilir.

Kimi zaman dünyanın kontrol edilebilirliği, adalet, vicdan gibi konularda sahip olduğu inançlar insanların yaşadıklarını açıklamakta yetersiz kalır. Bu durumda farklı bir anlam arayışı süreci başlar.

Travma sonrası gelişimi destekleyen faktörler

  • Sosyal destek bir çok konuda olduğu gibi bireyin gelişimini destekler. Derin ilişkileri olanlar daha fazla travma sonrası gelişim yaşadıklarını ifade ederler.
  • Maneviyat. Maneviyat travma sonrasını gelişimi artırır. Aynı zamanda travmatik hadiselere maruz kalmak bireyin maneviyatını artırır.
  • Kabullenmek. Yaşamda bazı şeylerin değişemez olduğunu kabullenmek gelişime yardımcı olur. Makul bir şekilde yas yaşadıktan sonra kabullenmek gelişimi destekler.
  • Baş etme yöntemleri: Çözüm odaklı yaklaşım, pozitif yeniden yorumlama. Daha önce pozitif baş etme yöntemlerini tecrübe etmiş olan bireyin yeni zorlukla karşılaştığında kendisini geliştirme ihtimali daha yüksektir.
  • İyimserlik / Umut. Kontrol edemeyecekleri şeylerden ziyade kontrol edebileceklerine odaklanırlar (Haidt, 2006).
  • Cinsiyet. Kadın ve erkeklerin maruz kaldıkları travmalar farklılıklar göstermektedir. Fakat cinsiyetin travma sonrası gelişimi tahmin etmemizde önemli bir faktör olmadığı ortaya konmuştur.
  • Kişilik. Beş büyük karakter özelliklerinden ‘açıklık’ travma sonrası gelişimi destekler.
  • Kendine güven. Kendine güveni yüksek olan birey vazgeçmeyerek yolunda devam edebilir. Böylelikle gelişim yaşama ihtimali artabilir.
  • Zaman. Bireyin travmaya maruz kaldıktan iki yıl sonra pozitif etkilerini görme ihtimalinin daha yüksek olduğu görülmüştür (Helgeson, Reynolds ve Tomich, 2006).
  • Bilişsel kabiliyetler. 
  • Tehdidin boyutu. Yaşanmış olan travmanın öznel büyüklüğü ile travma sonrası gelişim arasında pozitif bir ilişki olduğu görülmüştür (Linley ve Joseph 2004).

Travma sonrası gelişim nasıl desteklenir?

  • Terapistlere, sosyal çalışanlara, öğretmenlere, talim çavuşlarına … önce kendi hayatlarında kullanmaları ve daha sonra başkalarına öğretmetleri için travma sonrası gelişim öğretilebilir.
  • Eğitimcilere travma sonrası gelişim öğretildiğinde öğrencilerini bu konuda destekleyebildikleri gözlenmiştir.
  • Martin Seligman Amerikan ordusunda ki eğitmenleri geliştirebilecek bir program hazırladı: 10 günlük PEN yılmazlık programı. Gözle görülebilir etkileri rapor edildi PEN’in.

Travma sonrası gelişim – Eleştiriler

Yapılan araştırmalar öznel bildirimlere dayanıyor ve gerçeği yansıtmayabilirler. Araştırmalarda ekseriyetle potansiyel olarak travma yaratabilecek olan zorluklardan geçmiş bireylere sorular yöneltiliyor. Yaşadıkları tecrübenin kendilerini daha iyi bir insan yapıp yapmadığı sorulduğunda insanlar genellikle yaptığını ifade ediyorlar. Ama gerçekten daha merhametli, daha bilge insanlar mı oldular? Yoksa kendilerini böyle mi algılıyorlar?

Metodoloji açısından problem yaratan katılımcıların travma öncesi durumlarının bilinmemesi. Yapılan bilimsel bir araştırma tam olarak buna baktı. 1528 lisans öğrencisine sömester başında ve sonunda testler uygulandı. Aralarında 122 tanesinin kayda değer bir strese maruz kaldığını tespit ettiler. Bu 122 öğrenciye travmadan dolayı gelişip gelişmedikleri soruldu. Eğer gelişmişlerse bunun bir şekilde genel fonksiyonlarına yansıması gerekir diye düşünüldü. Fakat araştırmacılar gerçekte böyle bir kazanım olmadığını gördüler.

Peki araştırmalar travma sonrası gelişimin gerçekte yaşanmadığını gösteriyorsa neden bu kadar çok insan gelişim gösterdiğini ifade ediyor. Bu incelemeye değer.

Yapılan araştırmaların bir çoğu boylamsal değil. Uzun süreli etkilerini görebileceğimiz çalışmalara ihtiyaç duyuluyor.

Çalışmaların çoğunluğu sadece travmaya maruz kalmış bireylerle yapılmış. Kontrol grubu içermiyorlar. Bu nedenle yaşanan gelişmenin sadece travmaya bağlı olduğunu iddia etmek güç.

Travma sonrası gelişim konusunda genel bir tanımlama yapılsada gelişmeden neyi kastettiğimiz müphem kalıyor: Kişilik gelişimi, öğrenmek, öznel iyi oluş…

Travma sonrası gelişim – Kaynaklar

Posttraumatic Growth Research

Tedeschi, R. G., & Calhoun, L. G. (1995). Trauma and transformation. Sage.

Frazier, P., Tennen, H., Gavian, M., Park, C., Tomich, P., & Tashiro, T. (2009). Does self-reported posttraumatic growth reflect genuine positive change? Psychological Science20(7), 912-919.

3 YORUMLAR

  1. Sayın hocam Travma sonrası gelişim çalışmanız gerçekten etkileyici. Çok beğendim. Okurken kendimden yansımalar gördüm. Fakat travma sonrası gelişmenin yanısıra travma sonrası gerileme nin varlığı da konuyla birlikte ele alınabilir. Kendi yaşantıma ve travmalarıma baktığım zaman evet travma sonrası gelişme yaşadım fakat aynı zamanda gerileme de yaşadım. Tabii her biri karakterimin farklı alanlarıyla ilgili. Bir diğer konu travma çeşitleri. Tek seferde yaşanan büyük travma ani değişiklikler gerçekleştiriyor. Fakat sürekli devam eden aynı konuda ki travmatik olaylar hakkında ki düşüncelerinizi merak ediyorum?

    • Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) diye adlandırılıyor travma sonrası yaşanan bulgular. Bunlara aşırı vurgu yapıldığı için Pozitif Psikoloji alanı olumlulara ağırlık veriyor.
      Haklısınız travmanın niteliği çok önemli. Uzun süreli stres travmadan ziyade tükenmişlik sendromunu ya da depresyonu getirebilir. Örneğin uzun süreli iş yaşamında mobbing görmek gibi. Eğer çocuk istismarı gibi uzun süreli bir travma olduysa travma sonrası gelişim pek beklenmez. Deprem gibi doğal felaketlerden sonra gelişimin görülme ihtimali daha yüksek oluyor.

      • hocam travma sonrası gelişimi yaşayabilmenin ya da gelişimi hızlandırmanin yolları/yöntemleri nelerdir bununla ilgili bir yazı yayınlamanizi çok isterim. Yukarıda ki yazıda daha çok travma sonrası gelişimin kendisinden bahsetmişsiniz. Peki bunu başarabilmenin yolları nelerdir? Başlı başına bir çalışma gerektiriyor farkındayım fakat ilgimi fazlasıyla çekti. Teşekkür ediyorum.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Lütfen buraya adınızı yazın.