Paradoks müdahaleler (paradox interventions) psikoterapi teknikleri arasında hiç de ilginç olmayan ve işe yaramayan bir müdahale çeşididir. Sizin yerinizde olsam bu yazıyı okumakla hiç vakit kaybetmezdim. En iyisi bu yazıyı okumayı bırakın ve daha ilgi çekici başka bir yazıya başlayın. Tamam, illaki okumak mı istiyorsunuz? Okuyun o halde. Ama kesinlikle yorum bırakmayın, ya da arkadaşınıza okumasını tavsiye etmeyin.

Paradoks müdahale nedir?

Paradoks müdahaleler uygularken psikoterapistler danışanınlarına onları rahatsız eden ve terapiye getiren yakındığı şeyleri yapmalarını söylerler.

Birçok kişi tarafından paradoks müdahale ters psikoloji ile ilişkilendirilir. Ters psikoloji denilince verilen en yaygın örneklerden birisi şudur. “Sakın pembe bir fil düşünme.” 

Paradoks müdahaleye gündelik hayatımızdan bir örnek

Okul müdüründen velilere gönderilmiş yarı yıl tatil mesajı:

Sayın velilerimiz çocuklarımızın bu tatil sürecinde bocalamaları için evinizde onlara okul ortamı oluşturun. Çocuklarınız okuldaki davranışlarını evlerinde de sergileyebilsinler. Mesela ayakkabı izlerini duvara isimlerini yazabilsinler. Girdikleri her odanın ışıklarını açık bırakabilsinler, yedikleri içtikleri her şeyin kabuklarını gelişi güzel atsınlar. Evinizdeki cihazlara zarar verebilsinler….

Çocuğunuz tüm bunları yaparken gayet sakin davranın. Onlara sakın kızmayın. Hele hele sakın vurmaya kalkmayın. Alimallah çocuğunuzun psikolojisi felan bozulur!…

Bu alıntının güzel bir ters psikoloji örneği olduğu kanısındayım. Maalesef sosyal medyada paylaşılarak okul müdürünün paradox müdahalesi düzden anlaşılmış çocukları dövmek istiyormuş gibi yorumlanmıştır. İşte paradox müdahalelerin çok etkili olabilmelerine rağmen az kullanılmasının altında yatan en büyük neden budur.

“Sağlıklı insanlar üretebilen ve sevebilen insandır” demiştir Sigmund Freud. Buna mizah duygusu da eklenilebilir. Sağlıklı olmayan, benliği kırılgan olan bireyler en ufak bir eleştiri ile sarsılırlar. Hemen tepki gösterirler.

Paradoks müdahaleler hangi durumlarda uygulanır?

Danışanın istemsiz olarak gördüğü belirli bir bulgusu ya da problemi olduğunda uygulanabilir. Örneğin, depresyon gibi psikolojik hastalıklar, korkular, ağrılar…

Paradoks müdahalelere örnekler

Psikoterapist: [Bireysel terapi sürecinde panik ataklar geçiren danışanına] Peki korkun, ama sadece saat altıdan yediye kadar.

Psikoterapist: [Başarısızlık korkusu olan danışanına] Önümüzdeki haftaya tekrar buluşuncaya kadar istediğiniz bir konuda bilerek başarısız olun.

Psikoterapist: [Ölüm korkuları yaşayan, panik ataklar geçiren danışanına] Lütfen şu anda elinizden gelen bütün gayreti göstererek bir panik atak geçirir misiniz?

Psikoterapist: [Ölüm korkuları yaşayan, panik ataklar geçiren danışanına] Öldüğünüzü farz edin. Boylu boyunca uzanan bedeninizi seyrediyorsunuz. İnsanlar etrafınıza toplanıyor…

Psikoterapist: [Cinsel ilişkiden kaçınan danışanına] Bir ay boyunca kesinlikle cinsel ilişkiye girmeyin. Birbirinize dokunun, masaj yapın, fakat kesinlikle cinsel ilişkiye girmeyin. [Oldukça sık başvurulan bir tekniktir.]

Psikoterapist: [Dişçi korkusu olan danışanına] Dişçiden sanki korkmuyormuş gibi yapabilir misiniz? Diyelim şu anda dişçinin ofisindesiniz. Sıranızı bekliyorsunuz. Son derece rahatsınız. Yürüyüşünüz nasıl olur bir dener misiniz?

Psikoterapist: [Evlilik terapisi sürecinde çifte] Seanstan çıkıp eve gittiğinizde, saat sekiz gibi eşinizle kavga edin.

Vaka örneği

Bu teknik bir danışanımda oldukça etkili sonuç vermişti. Çok depresif olması nedeniyle çocuklarıyla ilgilenemediğinden dem vuran bir danışanıma şöyle bir dönüşümde bulunmuştum.

Psikoterapist: Hakikaten çok kötü görünüyorsunuz. Çocuklarınızın bu kritik yaşlarda annesiz olmaları çok tehlikeli olabilir. Acaba siz haklı olarak depresyonunuzla savaşırken, bir başkasından annelik yapması için yardım mı istemeliyiz?”

Danışanım birden enerji kazanarak beni hiç de böyle olmadığına ikna etmeye çalışmıştı. Bu müdahaleden sonra oldukça toparlandığını söyleyebilirim. Zira artık kurban bir kadın değil, çocuğunu düşünen bir anne rolüne geçmişti.

Vaka örneği

Üniversite kliniğimizde süpervizyon gözetiminde danışan aldığımız dönemde ilk seansları süpervizörümüzle birlikte yapıyorduk. Hocamız sürekli paradox müdahalelere başvuruyordu. Elbette tecrübeli olmasının getirdiği güvene bağlıyorduk. Bir gün sebebini sordum. Bana şu cevabı verdi;

“Beni sevmek zorunda değil danışan. Yaptığım müdahale etkili oluyor. Aynı zamanda benden soğuyor. İkinci seansta gelip benden sana yakınabilir.”

Elbette yaptığı müdahalenin bir nedeni de şu. Danışanlar üniversite kliniğe geldiklerinde hocalardan terapi almayı umut ediyorlar. Öğrencileri etkisiz görüyorlar ve alaycı yaklaşabiliyorlar. Hocayı ilk seansta sert tecrübe etmek asistanı daha sevimli kılıyor. Hocamızın ilk seansta attığı büyük lokmayı, sonraki seanslarda zihinsel geviş getirebiliyoruz danışanımızla. Oldukça etkili sonuçlar verdiğini, tamamiyle kendisini bırakmış, kurban rolünü benimsemiş danışanlara soğuk duş etkisini yaptığını söyleyebilirim.

Diğer vaka incelemeleri de ilginizi çekebilir:

  1. İlginç psikoterapi vaka örnekleri
  2. Vaka incelemesi: İkircikli duygular
  3. Süpervizyon vaka incelemesi: Belki de artık terapist olarak çalışmamalıyım.

Paradoks müdahaleler neden işe yarar?

Birçok şeyi yapmamızın bir nedeni bulunur. Örneğin; isyan, ilgi çekme, yardım isteme… Bulguyu reçete olarak yazan terapist danışanın bunun farkına varmasına yardımcı olur. Bulgu üzerinde ne kadar etkili olabildiklerini onlara göstermiş olur. Danışanlarımız panik atakları, takıntıları, korkuları karşısında çaresiz hissederler kendilerini. Bulguyu yapmaya karar vererek onu var edebildiklerini görmüş olurlar. Aynı şekilde durdurabileceklerini veya değiştirebileceklerini hissederler.

Paradoks müdahaleler tehlike oluşturabilir mi?

Birçok uzman paradoks müdahaleleri uygulamada çekinceler gösterir. Bunun önemli sebeplerinden birisi danışanın güvenini kaybetmektir. Henüz terapist-danışan ilişkisi oluşmadan yapılan müdahale, danışanın güvenini kırabilir. “Ne diyorsun sen? Ben sana korkuyorum diyorum. Sen tutmuş neler diyorsun” gibi bir tepki verebilir.

Peki ya danışan yanlış anlarsa. İncinirse. Terapiste ve terapiye olan güvenini yitirirse. Bunlar etik açıdan sıkıntı yaşatmaz mı? Sıklıkla bu soruları yöneltir uzmanlar.

Farklı bir açıdan bakalım. Paradoks müdahaleler dikkat gerektiyor muhakkak. Fakat tepki göreceğimiz endişesi ile değerli teknikleri, müdahaleleri bir yana bırakırsak, danışanlarımıza nasıl yardımcı olabiliriz? Danışanımızı ne kadar kırmamaya özen gösterirsek gösterelim, danışanın algısı çok farklı olabiliyor. Hatta siz pozitif geri bildirimde bulunduğunuzu düşünüyorsunuz, danışan onu bambaşka şekilde yorumlayabiliyor. Bir çok danışanımız benlik algılarıyla ilgili sorunları olduğunu düşünürsek bunu çok sık yaşamamız anlaşılabilir. Sürekli danışanı kırmamalıyım endişesi duymaktansa, terapi sürecinde yaşanan kazaları nasıl tamir edebileceğimizi de öğrenebiliriz. Birçok sporcunun düşmeyi öğrenmesi gibi.

Diğer bir nokta da birçok danışanın terapistin varmak istediği noktayı kolaylıkla kavraması. Paradoks müdahaleleri kimi danışanlar eğlenceli bulurlar. Hatta kendileri de benzer dönüşümlerde bulunabilirler. Bazı durumlarda da bunu tedavinin doğal bir aşaması olarak görürler. Örneğin; “eşinizle cinsel ilişkiye sakın bu hafta içinde girmeyin.” Danışan genellikle bunu eşinin korkusunun geçebilmesi için gerekli bir müdahale gibi görür. Elbette korkunun ortadan kalkması kaçınmayı da ortadan kaldırabiliyor.

Oldukça tartışmalı olan paradoks müdahaleler birinci tercihiniz olmayabilir. Açıkçası benimde sıklıkla uyguladığım bir teknik değil. Ama eşya çantanızda bulunmasının faydalı olacağına inandığım bir müdahale.

Paradox müdahaleler kimler tarafından uygulanmıştır?

İlk olarak Adler ile anılmaktadır paradoks müdahaleler. Adler danışanlarından kendisine isyan etmelerini istemiştir. Terapist ile oynanan güç oyununda danışanın kendisine olan güveninin artabileceğini öne sürmüştür. Birçok terapist çocuk terapisi sürecinde buna benzer uygulamalarda bulunur. Örneğin; çocukla bir oyun oynayıp ona yenilmek gibi.

Adler’in uyguladığı diğer bir teknikte “danışanın çorbasına tükürmek” [spitting in the client’s soup] diye anılan müdahaledir. Normalde danışanlarımızın pozitif yönlerini araştırarak bunları ön plana çıkarma eğilimindeyizdir. Bu teknikte ise danışan kendisi ile ilgili negatif yakınmalarda bulunurken, bunları daha da olumsuz şekilde abartarak danışana geri bildirimde bulunuruz. Elbette dikkatli olunulmalıdır. Özellikle de danışan bu negatif düşüncelere gerçekten sahipse.

Paradoks niyetler (paradox intention) tanımını ilk olarak kullanan Logoterapi‘nin kurucusu olan Victor Frankl’dir. Frankl danışanlarından en çok korktukları şeyi hayal etmelerini ya da yapmalarını istemiştir. Bulgunun reçete olarak yazılması şeklinde tabir özetlenir sıklıkla bu müdahale çeşidi.

Stratejik aile terapisi tarafından da kullanılmıştır paradoks müdahaleler.

İlginizi çekebilir: Sistemik aile terapisi, aile terapisi teknikleri

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Lütfen buraya adınızı yazın.