Mutluluk kavramı oldukça göreceli bir kavram. Eski çağ filozoflarından günümüze değin çok farklı alanlardan uzmanlar mutluluk nedir sorusuna cevap aramıştır.

İki türlü mutluluk tanımı yapılmaktadır.

  1. Hedonik mutluluk.
  2. Psikolojik mutluluk. Yalnızca hedonik mutluluğu elde etmek bireyi mutlu kılmaz. 

Mutluluk nihai amaçtır.

Başka bir şeyi elde etmek için istenmez. Yani bir insan neden okula gitmek ister. İş bulmak için. Peki neden iş bulmak ister. Para kazanmak için. Para kazanmayı neden arzular. Ailesini geçindirebilmek için… Nihayetinde tüm bunları istemesinin nedeni mutlu olabilmek içindir.

Bir çoğumuzun düşündüğünün aksine, mutluluk bize olan bir şey değildir. Bizim gerçekleştirdiğimiz bir şeydir…  Mihaly Csikszentmihalyi

Mutluluk ne değildir?

Mutluluk negatif duyguların olmaması değildir. 

Mutluluk hem negatif hem pozitif tüm duyguları dolu dolu yaşamaktır. 7/24 mutlu olamaz insan. Sürekli olarak mutlu olması, gülmesi, neşe içinde olması söz konusu değildir. Negatif duygularımıza karşı duyarsızlaşamayız. Kendimizi iyi tanımamız oldukça önemli. Kırılganlıklarımızı kabul ederek onlarla barışık olmak bizi daha mutlu kılar.

Mutluluk başarı değildir.

Mutluluk nedir sorusuna bir çok insan büyük çabalardan sonra elde edilen başarı anında ki duygu olarak cevap verir. Oysaki yapılan bir çok araştırma başarı elde eden insanların başarısızlık yaşayanlardan daha fazla mutlu olmadığını gösteriyor.

Başarı her zaman mutluluk getirmiyor. Fakat mutluluk başarı getirebilir. Mutluyken insan daha fazla şey öğrenebilir. Yüksek bir motivasyonla işine devam edebilir.

Mutluluk tek beden değildir.

Herkesin mutluluk kaynakları birbirinden farklıdır. Bunlardan bazıları şunlar olabilir; doğa, aileyle vakit geçirmek, spor yapmak, iş, müzik… Bireyler kendi mutluluk kaynaklarını kendileri keşfetmeli.

Sevinçli bir yaşam tariften kopyalanması mümkün olmayan kişisel bir yaratıcılıktır. – Mihaly Csikszentmihalyi

Mutluluk formülü

Elbette herkesin mutluluk kaynakları birbirinden farklıdır. Fakat yol gösterici olabilecek aşağıdaki formül sıklıkla dile getirilir.

MUTLULUK = Genetik + Yaşam Koşulları + Amaçlı Etkinlikler

Mutluluk – Kimler daha mutludur?

Genetik faktörler %50

  • Maalesef mutluluğumuz tamamiyle bizim elimizde değil. Mutluluk yüzde elli oranında genetik faktörlere dayanıyor. Farklı ikiz çalışmalarıyla bu oranlar ortaya konulmuştur.

Demografik nedenler %10

  • Yaşadığımız yer, cinsiyetimiz, eğitim ve maddi durumumuz gibi faktörler mutluluk oranını %10 oranında belirler.
  • Maalesef bir çok insan demografik faktörleri değiştirmeye çabalar. Oysa ki bunların çoğu elimizde değildir. Ayrıca mutluluk düzeyimiz üzerinde de yüksek bir etkiye sahip değiller.
  • Cinsiyet. Bir çok araştırma kadınlar ve erkekler arasında mutluluk düzeyleri açısından kayda değer bir farklılık ortaya koymamıştır. Fakat depresyon gibi psikolojik hastalıklar kadınlarda daha fazla görülmektedir. Bunun fizyolojik ve toplumsal etkileri bulunmaktadır.
  • Medeni hali. Yapılan araştırmalar tutarlı bir biçimde evli insanların mutluluk düzeylerinin daha yüksek olduğunu göstermektedir. Fakat bu oran çok yüksek değildir. Evli insanlara yaşamı sürdürme amacı verebilir eş ve çocuklar. Yalnızlık ise bir çok psikolojik hastalığa davetiye çıkarabilmektedir. Elbette kötü giden bir evlilik bireyin mutluluk seviyesini düşürebilmektedir. Boşanan kadınların, boşanan erkeklerden daha düşük seviyede mutlu oldukları ortaya konmuştur. Bunda boşanmış kadınların sosyo-ekonomik düzeyleri rol oynamaktadır.

Amaçlı davranışlar %40

  • İyimser olmak, olumlu düşünme, şükran duyma (olumlu olanları fark etmek), affetmek, spor yapmak, kültürel ve sanatsal etkinliklere katılmak… gibi olumlu duygu ve davranışlar.
  • Yapılabilecek olan amaçlı davranışlardan biriside şükran günlükleridir. Birey haftada üç defa hayatında şükran duyduğu şeyleri not eder. Bunlar oldukça küçük şeyler olabilir. Örneğin; çok şükür arkadaşım telefon etti, karnım doydu…

Mutluluk – İnsan devamlı mutlu olabilir mi?

7/24 mutlu olabilmek söz konusu değildir. Aynı günün içerisinde de bireyin mutluluk seviyesi inip çıkabilir. İnsanların en mutlu olduğu vakitlerden birisi sabah uyandığı vakittir. Birey umut dolu olarak uyanabilir.

Mutluluk düzeyimizin dalgalanması normal bir süreçtir. Bunun psikolojik olduğu kadar fizyolojik nedenleride bulunur. Örneğin; yemek yedikten sonra kendimizi daha mutlu hissederiz.

Para mutluluk getirir mi?

Bu soru özellikle ülkelerin mutluluk düzeyleri karşılaştırılırken gündeme gelir. Büyük ölçüde kişi başına düşen geliri yüksek olan ülkelerin mutluluk düzeyide yüksek görülmektedir. Örneğin, İskandinav ülkeleri mutluluk düzeyleri en yüksek olan ülkelerdir. Fakat kimi ülkeler bu eğilimin dışında duruyor. Örneğin; Japonya’nın kişi başına düşen geliri Çin’den kat ve kat yüksek olmasına rağmen mutluluk düzeyleri hemen hemen eşittir. Geliri oldukça düşük olan Meksika gibi Güney Amerika ülkelerinde ise mutluluk düzeyleri daha yüksektir.

Yakından yapılan incelemeler şu sonuçları ortaya koyuyor. Temel ihtiyaçlar karşılandıktan sonra elde edilen gelir bireyin mutluluk düzeyini çok fazla etkilemiyor. Eğer kişi barınma ve yaşamını idame ettirecek gıdayı elde etmekte güçlük çekiyorsa mutlu olmasını beklemek çok gerçekçi olmaz. Fakat zenginlerin daha da zenginleşmesi mutluluk düzeyleri üzerinde pek etki yaratmıyor.

Öyleyse mutluluk düzeyini etkileyen diğer veriler nelerdir? Dünya Mutluluk Veri Bankası (World Database of Happiness) şu faktörleri ortaya koyuyor.

  1. Milli gelir
  2. Vatandaşlık hakları
  3. Özgürlük (ekonomik, politik, bireysel)
  4. Eşitlik (kadın / erkek, gelir)
  5. Toplumsal çeşitlilik (göçmenler, tolerans)
  6. Eğitim

Örneğin; piyangodan büyük ikramiye kazananlar başlangıçta büyük bir mutluluk yaşasalar bile çok kısa sürede hedonik adaptasyon yaşarlar. Yani önceki mutluluk düzeylerine geri dönerler. Hatta paranın yaşattığı stres ve sosyal baskılar nedeniyle birey eskisine oranla daha bile mutsuz olabiliyor.

Mutluluk ve psikolojik iyi oluş 

Kişinin iyi ve kaliteli bir yaşam sürüp sürmediğini belirleyen kriterler tespit edilmiştir.

Fiziksel / biyolojik iyi oluş

Sağlıklı olmak sadece hasta olmamak değildir. Değer üretebilmek ve sosyal ilişkilerimizin iyi olmasıda önemli.

Sosyal iyilik hali

  • Topluma kendini ait hissetme
  • Güvende hissetme
  • Değer kazanma
  • Sosyal ilişkilerin iyi olması
  • Sarılmak bireye mutluluk verir. Evcil hayvan besleyerek onlarla iletişim içinde bulunmak da mutluluk düzeyini artırır.

Psikolojik / Duygusal iyi oluş

Ruh sağlığımızın genel olarak nasıl olduğu önemli. Birey sürekli kaygılı, evhamlı, depresif olabilir ya da mutlu olabilir.

Maddi / Finansal iyi oluş

Günlük ihtiyaçlarımızı karşılayabilmemiz, iş güvenimizin olması iyi oluşumuzu etkiler.

 

Manevi iyi oluş

Bu herhangi bir dine inanmak ve bu dinin gereği olan ritüelleri ve ibadetleri yerine getirerek karşılanabilir. Veyahut da hayatta anlam ve amaç bulmakla da ilgili olabilir. Yaşamda anlam ve amaç bulmak insan psikolojisi üzerinde derin bir etki yaratır.

 

Çevresel iyilik hali

  • Doğadan kopmamak, çevreyi korumak, diğer canlılara da yaşam hakkı tanımak …
  • Yapılan araştırmalar düzenli yürüyüş yapmanın hafif düzeyde depresyonu olan bireylerde anti-depresanlar ve psikoterapi kadar etkili olduğunu gösteriyor.

 

Entellektüel iyi oluş

  • Meraklı olmak
  • Yeni bir şeyler öğrenmek
  • Yeni yerler görmek
  • Kitap okumak
  • Kendimize her gün bir şeyler katmak

 

Kariyer iyi oluş

  • Üretken olmak, çalışmak
  • Ortaya koyduğumuz ürünlerden gurur duyabilmek

Mutluluk nedir? – Psikolojik ihtiyaçlarımızı gidermek

İletişim ihtiyacı

Barınma, beslenme gibi fiziksel ihtiyaçlarımızın dışında psikolojik ihtiyaçlarımızda bulunmaktadır. Psikolojik ihtiyaçlarımızın en önde geleni ilişki ihtiyacıdır. İnsanlarla derin, doyurucu ve sağlıklı iletişim içinde olmak bizim için bir ihtiyaç.

Güven. İnsanlara olan güvenimizi kaybettiğimizde umudumuzu da büyük ölçüde yitiriyoruz. Oysa ki mutlu olmak bir anlamda umutlu olmaktır. Mutluluk düzeyi yüksek olan İskandinav ülkelerinde insanların birbirine olan güveninin de yüksek olduğu görülmüştür.

İki temel ilişki tarzımız bulunuyor; besleyici ve zehirleyici ilişkiler. Besleyici ilişki tarzına sahip insanlarla birlikte vakit geçirdiğimizde motivasyonumuzu artırır, bizi duygusal ve sosyal olarak beslerler. Yanlarından mutluluk düzeyimizi artırmış olarak ayrılırız.

İlginizi çekebilir: Başkalarını affetmek, kendini affetmek

Birey doyurucu bir ilişki içerisinde iken yaşanılan bir ihlal sonrasında büyük bir güven kaybı yaşanabilir. Bu durumda pozitif psikolojinin başlıca konularından biri olan affedicilik gündeme gelebilir. Affetmek hayata uygulaması en zor, kimi zaman ise imkansız olan erdemlerden bir tanesidir.

Zehirleyici ilişkiler. Bazı insanlar ise zehirleyici ilişki tarzına sahiptir. Duygusal vampirler de denilen bu insanların yanından ayrıldığımız zaman kendimizi kötü hissederiz. Zehirleyici ilişki tarzına sahip bireylerin özelliklerinden bazıları şunlardır; kibirli, aşağılayıcı, küçümseyici ve önyargılı.Uzun vadede zehirleyici kişiler mutsuz olurlar. Zira başkalarına yardımcı olmak da kişiye mutluluk verir.

İlginizi çekebilir: Mutlu olmak için neler yapılabilir? 

Türkçe’de mutluluk ifadeleri

  • Abat olmak
  • Gözü gönlü açılmak
  • İçi açılmak
  • Afiyette olmak
  • Ağzı kulaklarına varmak
  • Asudelik
  • Bahtiyarlık
  • Başı göğe ermek
  • Bayram etmek
  • Berhudar olmak
  • Devletli
  • Zevkten dört köşe olmak
  • Dünyalar birinin olmak
  • Göbek atmak
  • Gözlerinin içi gülmek
  • Yüzü gülmek
  • İçi içine sığmamak
  • Keyfi yerinde olmak
  • Müteleziz olmak
  • Ruhunda güneş açmak
  • Mesut olmak
  • Sevinçten uçmak
  • Mesrur olmak
  • Şad olmak
  • Yüzünde güller açmak

Mutluluk nedir – Kaynaklar

Pozitif Psikoloji yazıları

İlginizi çekebilir: Mutlu çocuk yetiştirmenin sırları

Mutluluk nedir hakkında paylaşmak istedikleriniz varsa lütfen yazın.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Lütfen buraya adınızı yazın.