Mucize sorusu nedir?

Birçok danışanımız psikoterapi sürecine mucize arayışı içinde başlar. Mucize sorusu ile adeta sihirli değneği danışanın eline veririz. Danışanımızdan önündeki engelleri ve çaresizlikleri bir süreliğine bir kenara koyarak mümkün olabilecek bir geleceği hayal etmesini isteriz.

Mucize sorusu ile neler amaçlanır?

Kimi danışanlarımız tamamiyle problemlerine yoğunlaşırlar. Farklı stratejiler izlesek bile onlarla çözüm odaklı çalışmakta güçlükler yaşayabiliriz. Problemsiz bir geleceği tasavvur etmekte, amaç belirlemekte zorlanırlar. Bu durumda onları problem hipnozundan çıkarıp çözüm hipnozuna sokabilmek için uygulayabiliriz mucize sorusunu.

Mucize sorusunun amacı danışanı problemlerini konuşmaktan uzaklaştırıp, çözümü hayal etmesini sağlamaktır.

Evlilik terapisi ya da aile terapisi sürecinde kullanıldığında farklı aile bireylerinin amaçları ve beklentileri ortaya konulabilir. Aile bireylerine teker teker sorulduğunda, belki de ilk defa birbirlerinin beklentilerini duymuş olurlar.

Mucize sorusu nasıl uygulanır?

Yavaş yavaş danışanımızı problem transından çıkıp çözüm transına yönelmeye davet ederiz. Danışanın problemi ortadan kalktıktan sonraki dünyasını tanımaya çalışırız.

Psikoterapist mucize sorusunu şu şekilde ortaya atabilir.

Terapist: Konuşmamız bitip buradan ayrılıp evinize döndünüz. Çocuklarınızla ilgilenip işlerinizi tamamladınız. Duş alıp yatağınıza yöneldiniz… Tüm ev sessiz kaldığında ve siz huzur içinde uyurken, gecenin bir yarısında bir mucize meydana geliyor. Probleminiz tamamiyle ortadan kalkıyor. Ertesi sabah uyandığınızda size, aman Allahım bu gece bir şeyler olmuş, problemim kaybolmuş dedirtecek olan ilk neyi fark edersiniz? Problemin ortadan kalktığını ilk nereden anlarsınız?

Her ne kadar Steve de Shazer (More Than Miracles) kitabında bu gibi giriş cümleleriyle tanıtmış olsa dahi uyguladığı tekniği, aslında birçok danışanımızla çok daha minimalist çalışırız. Vaka örneklerinde bunu görebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: İlk psikoterapi seansında danışanlarınıza sorabileceğiniz sorular

Vaka örneği 

Terapist: Birlikte yaptığımız bu terapi seansının tam olarak umut ettiğimiz gibi olumlu geçtiğini farz edelim. Bu kapıdan çıkarak şöyle diyorsunuz; “harika! Bu gerçekten çok yardımcı oldu.” Burada neyi başarmış oluruz?

Danışan: Bilemiyorum. Buradan harika geçtiğini düşünerek çıksam, sanıyorum annem bana tekrar bağırmaz. Ya da bağırsa bile en azından beni bu kadar çok incitmez.

[Burada danışan çok açıkça annesinin ona karşı olan tutumuyla daha iyi baş edebilmek istediğini belirtiyor.]

Elbette mucize sorusu tek başına yeterli olmaz. İlerleyen başka sorularla desteklenmelidir.

Danışanı ideal bir geleceği düşünmeye davet ederiz. Sonrasında bu idealize edilmiş gelecekle şimdiki zaman arasında bağlantı kurabiliriz. Danışan böylelikle amaçlar belirlemeye başlayabilir. Mucize sorusu danışana yeni perspektifler sunabilir.

Vaka örneği 

Danışan: Bilmiyorum. Ne istediğimi bilmiyorum.

Terapist:  Şöyle farz edin bir. Sabahleyin erkenden kalkıyorsunuz. Gece bir mucize gerçekleşmiş ve tüm problemleriniz ortadan kalkmış. Bu neye benzerdi sizin için?

Danışan: Bir ton param olurdu.

Terapist: Ve böylelikle tüm problemleriniz ortadan kalkar mı?

Danışan: Hepsi değil. En azından kocamla olanlar. Daha az para nedeniyle kavga ederdik.

Terapist: Bu sizin için tüm problemlerinizi ortadan kaldırabilecek olan bir çözüm olur muydu?

Danışan: Aslında bu kadar çok kavga etmesek. Ya da en azından normal insanlar gibi kavga etsek. İşte bu bir mucize olurdu.

Terapist: Bu konuda çalışmak ister misiniz?

Danışan: Şu anda olduğu gibi şiddetli kavgalar etmemek üzerine mi? Evet ama kocam terapiye gelmez.

Terapist: Eşinizin gelmemesi sizin için çok yıpratıcı olmalı. Ama sizin ona nasıl farklı bir şekilde tepki verebileceğinizi ve yaklaşabileceğinizi öğrenmeniz mümkün olabilir mi?

Danışan: Evet, daha iyi baş etmenin yollarını arıyorum.

Terapist: Eşinizle aranızdaki çatışmalar tam olarak neye benziyor. Bunları konuşarak çalışmaya başlayalım isterseniz.

Kristal küre

Mucize sorusu farklı şekillerde adapte edilebilir. Özellikle çocuklarla çalışırken sıklıkla kristal küre, sihirli değnek gibi onların hayal dünyalarına daha uygun simgeler kullanılabilir.

Danışanımızdan bir kristal küreye bakarak probleminin çözüldüğü anı tasavvur etmesini isteyebiliriz.

Sihirli değnek

Insoo Kim Berg sihirli değnek metaforunun özellikle küçük çocuklarda kullanılmasını önermiştir. Böylelikle çocuklar mucize sorusunu daha rahat kavrayabilirler.

Farz edelim elinizde sihirli bir değnek var. Salladığınızda tüm problemleriniz ortadan kalkacak. İşinize / okulunuza / ailenize geri döndüğünüzde sihirli değneğin işe yaramış olduğunu nereden anlarsınız?

Çocuklarda mucize sorusunu kullanabileceğiniz psikoterapi etkinlikleri hazırladım. Bu terapi etkinliğini (.pdf) dokümanı olarak indirebilir ve çıktı alabilirsiniz:

Elinde sihirli bir değneğin olsaydı hangi dileğin gerçek olurdu?

Bir gün boyunca inanılmaz cesur olsaydın neler yapardın?

Her yıl bir gün farklı bir yaratığa dönüşebilseydin eğer, bu ne olurdu? Neler yapmak isterdin?

Bir gün gerçekten kalbinizin peşinden gitseniz sizi nereye götürür?

Özel bir maske takarak olmak istediğin kişi olabilseydin nasıl biri olurdun? 

Mucize sorusunu şu şekillerde de yöneltebilirsiniz;

Sihirli değnek, sihirli küre dışında başka metaforlarda kullanılabilir danışanın bir anda problemlerini çözümleşmiş olarak tasavvur etmeleri için. Burada yaratıcılığınızı kullanabilirsiniz.

  • Elimi bir şıklattığımda her şey değişse.
  • Bir dahaki görüşmemize kadar her şey değişmiş olsa.
  • Bundan bir yıl sonra eşinizle (arkadaşınızla, aile bireylerinizden biriyle) sokakta karşılaşsam tesadüfi olarak. Bana sizin çok değiştiğinizi problemlerinizin ortadan kalktığını söyleseler. Bana sizin bu başarı sürecinizle ilgili neler anlatırlar sizce? 
  • İnsanları çok şaşırtacak bir şey yapsanız. Öyle ki herkese sizin çok büyük bir adım atmış olduğunuzu düşündürecek bir şey. Ne yapsanız bu şekilde onları şaşırtırdınız?
  • Bu yapmış olduğumuz çalışmaların başarılı olduğunu düşünün. Nasıl bir işaret size bu çalışmalarımızın gerçekten hayatınızda büyük değişiklikler yaptığını düşündürürdü?

Mucize sorusu – Dikkat ettiğim hususlar

Danışanlarıma mucize sorusunu yönelttiğimde genellikle şunlara dikkat ediyorum.

  • Fenomenolojik olarak danışanımın beklentilerini nasıl hissediyorum. Realist mi buluyorum yoksa çok fazla hayalperest mi? Çok mu mütevaziler? Fazla hırslı mı buluyorum danışanımı?
  • Danışanım hayallerini pozitif mi yoksa negatif bir şekilde mi çerçeveliyor? Örneğin; başarılı bir öğrenci olmak istiyorum mu diyor, yoksa derslerimin hiçbirinden kalmıyorum mu diyor?
  • Danışan beklentilerini, hayallerini… sıralarken kendisiyle, başkasıyla ilgili hoşnutsuzluğunu da mı gösteriyor?

Mucize sorusunu kimler geliştirmiştir?

İlk olarak Adler (1929) ile anılır mucize sorusu. Adler uyguladığı tekniğe sadece “soru” demiştir. Danışanına “tüm rahatsızlıklarını bir anda geçirebilecek olan sihirli bir değneğim ya da hapım olsaydı, hayatında ne farklı olurdu” sorusunu yöneltmiştir.

Mucize sorusu (the miracle question) çözüm odaklı terapinin kurucusu Steve De Shazer ve eşi Insoo Kim Berg ile sıklıkla anılır. Ün kazanmasında çözüm odaklı terapinin büyük etkisi olmuştur.

Milton Erickson tarafından geliştirilen hipnoterapi tekniğinden uyarlanmıştır mucize sorusu. Erickson uyguladığı hipnoz tekniklerinde danışanlarından kendilerini gelecekte problemlerinin çözülmüş olduğu bir dünyayı tasavvur etmelerini istemiştir.

Günümüzde çözüm odaklı terapi tekniği olan mucize sorusu özellikle sistemik aile terapisi uygulayan uzmanlar tarafından sıklıkla kullanılmaktadır.

İlginizi çekebilir: Sistemik aile terapisi teknikleri


Diğer başlıca psikoterapi soru teknikleri şunlardır;

  1. Döngüsel sorular
  2. Derecelendirme soruları
  3. İstisna soruları
  4. Paradox sorular
  5. Farazi sorular

Kaynaklar:

De Shazer, S., & Dolan, Y. (2012). More than miracles: The state of the art of solution-focused brief therapy. New York, NY: Routledge.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Lütfen buraya adınızı yazın.