Hümanist Yaklaşım Nedir, Hümanizm, Hümanist Psikoloji

3
1079
hümanist yaklaşım, hümanizm, hümanist

Hümanist Yaklaşım, Hümanizm, Hümanist Psikoloji

Hümanizm nedir? – Hümanist ne demek 

  • İnsancılık, beşeriyetçilik, insan odaklılık ve insan-merkezcilikte denir.Tanrı merkezci olmama anlamınada gelir. İnsan temelli bir etik anlayışını benimser. 
  • Hümanizm tüm insanlığın faydasına olacak olan, herkesin ilerlemesine katkıda bulunacak yeni bilimsel fikirlerin uygulanmasına adanmış neşeli bir felsefedir.

Kadınlar ve erkekler, siyahlar ve beyazlar ve Dünya’da yaşayan tüm insanlardan bahsettiğimizde hümanizmden bahsediyoruz. – Gloria Steinem

Hümanizm ilerici bir yaşam biçimidir. Doğaüstü güçlerin dışında, insanlığın daha iyi olmasına katkıda bulanabilme kabiliyet ve sorumluluğumuz olduğunu savunur. – American Humanist Association

Sevginin karşıtı nefret değil, kayıtsızlıktır. – Rollo May

Hümanist yaklaşım mantık ve ortak insanlık anlayışına dayanır. Ahlak değerlerinin insan doğasına ve deneyimlerine uygun olduğunu vurgular. – The Bristol Humanist Group

Hümanist yaklaşım amacını ilahi yada ideolojik kavramlardan ziyade insanın ihtiyaçlarına dayandırır. İnsanın kendi kaderi için sorumluluğu eline alması gerektiğine inanır. – The Humanist Magazin

Kadınlar ve erkekler, siyahlar ve beyazlar ve Dünya’da yaşayan tüm insanlardan bahsettiğimizde hümanizmden bahsediyoruz. – Gloria Steinem

Hümanist yaklaşım nedir? 

Hümanizm bilime ve sanata dayanır. Dünya hakkındaki bilgilerimiz gözleme, deneye ve mantıksal analize dayanır. Hümanist yaklaşım problemleri çözmek ve ilerlemek için en iyi metodun bilim olduğuna inanır.

Sanat, bireyin iç deneyimleri ve düşünceleriyle bilimden uzaklaşmasının da bir değeri olduğunun farkındadır hümanizm. Fakat bunlarında kritik bir süzgeçten geçirilmesi gerektiğini söyler.

Merhamet duygularından beslenir. Hümanist yaklaşım her insanın değerli ve onurlu olduğuna vurgu yapar. Bireysel özgürlüklerin artırılmasını ve sosyal sorumluluk alınmasını savunur. Sosyal adalet, katılımcı demokrasi ve açık bir toplumun oluşması için çaba sarfederler.

Sevgi ölüm kadar güçlüdür. – Victor Frankl

İnsanlar doğanın bir parçasıdır. Hümanistler doğayı olduğu gibi kabul eder. Hayatımızı olduğu gibi kabul etmemiz gerektiğini ve olmasını istediğimiz şekliyle, olduğu hali arasındaki farkı ayırmamız gerektiğini söyler.

Birey doyuma insanlık idealleri için çaba sarf ederek ulaşır. Mümkün olan en yüksek potansiyelimize ulaşmayı hedefler.

Hümanist yaklaşım zengin insan kültürüne dayanır. İnsan doğası sosyal bir tabiattadır ve yaşamın anlamını ilişkiler içinde bulur. İnsanların acımasızlıktan uzak bir biçimde, karşılıklı özen ve ilgi ile problemlerini çözebilmelerini arzular.

İnsanlar arasında dayanışma ve bireyselliklerinin birleşmesi ile hayatlarının zenginleşeceğine, umut, barış, adalet ve herkes için eşit fırsatlar sunulabileceğini iddia eder.

Tüm toplumun faydası için çalışmak bireyin mutluluk düzeyini artırır. İlerlemiş toplumlarda insanlar sadece hayatta kalabilmek için çaba sarfetmekten öteye gider, toplumun ilerlemesi için çalışırlar.

İnsanların potansiyellerinin tamamına ulaşmalarını ve kişisel olarak büyüme gerçekleştirmelerini merkezine alır. İnsanların yaşamlarında neyi başaramadıklarına değil, neleri başardıklarına odaklanır. Bu açıdan oldukça optimist / iyimser bir bakış açısına sahiptir.

Çoğulculuğu savunur hümanist yaklaşım. Bireyin demokratik süreci, doğayı, çoğulculuğu ve güzelliği seküler bir şekilde koruması gerektiğine inanır.

Amerikada 50’lerde yaygınlık kazanmış bir psikoterapi yaklaşımınıdır hümanist terapi. 1961yılında Amerika’da İnsancıl Psikoloji Derneği kurulmuştur.

Sahip olduğunuz tek şey bir çekiçse, herşeyi bir çivi olarak görmeye başlarsınız. – Abraham Maslow

Hümanist Psikoloji

Hümanist Psikoloji – Gelişimi

Hümanist psikoloji yerine İnsancıl Psikoloji de denir.

Hümanist psikolojinin kuruluşunda öncülük yapanlar Maslow, Carl Rogers, Virginia Satir ve Clark Moustakas gibi önemli psikolog ve psikoterapistler.

1940 ve 1950’lerde ilk olarak yazılan eserler hümanist psikolojinin değerlerini tanıttılar. 1961 yılında Hümanist Psikoloji Dergisi (JHP), 1962 yılında Hümanist Psikoloji Derneği (AHP) Amerikada kuruldu.

Hümanist psikolojinin etkisi 1970lerde ve 80lerde görülmeye başlandı.

İlginç olan paradox ancak kendimi olduğu gibi kabul ettiğimde değişebileceğim. – Carl Rogers

Hümanist Psikoloji – Kuruluş Manifestosu

Hümanist Yaklaşımın Kuruluş Manifestosunda şunlar ön plana çıkar.

  • İnsan parçalarının toplamına indirgenemez. Parça işlevlerinin bilimsel incelenmesiyle anlaşılmaz.
  • İnsan biriciktir. Kendisidir ama beşeri bağlamda bir varlıktır. Kişiler arası yaşantıları görmezden gelinemez.
  • İnsan bir fark ediliştir. İnsanın sürekli ve çok katmanlı olan kendini fark edişini kabul etmeyen bir psikoloji, onu anlayamaz.
  • İnsan seçim yapar; varoluşunu izleyen bir izleyici olmayıp kendi yaşantısını kendisi kurar.
  • İnsan bir amaçlılıktır. Geleceğe dönüktür. Amaca değerlere ve anlama sahiptir.

İnsan ne olmaya muktedirse “o” olmalıdır. – Abraham Maslow

Hümanist Psikolojinin çalıştığı konular

  • Değer
  • Olgunluk
  • Özgürlük
  • Yaratıcılık
  • Sevgi
  • İnsan onuru
  • Yaşamın anlamı
  • Doruk deneyimler (peak experience)

Psikoterapi‘de Hümanist Yaklaşım

Hümanist psikoloji fenomenolojiktir. İnsanın deneyimini merkeze alır.

Hümanist psikoloji insanın bütününü çalışır. Sadece davranışlara, bilinçaltına, bilişe yada ilişkilerine odaklanmaz.

Hümanist yaklaşım ortaya atıldığında yaygın olan iki kuram bulunuyordu. Bunlardan ilki birinci yaklaşım olarak da anılan psikodinamik yaklaşımdır. Freud’un öne attığı psikanaliz ise bilinçaltında yatanlara odaklanmamız gerektiğini savundular. Bilinç altında yatanları yüzeye çıkararak psikolojik hastalıkların aşılabileceğine inanırlar.

Psikoterapide ikinci güç olarak anılan bilişsel davranışçı terapidir. Davranışçı kuramı savunanlar bireyin gözlemlenebilir davranışlarına odaklanmamız gerektiğini savunuyorlardı. Hümanist psikologlar ise bireyin iç dünyalarında ki tecrübelerinin önemini savundular. Wundt gibi psikologlar bilişin önemini vurguladılar.

Hümanist psikoloji diğer terapi yöntemlerinin eksikliklerine karşı bir isyan olarak ortaya çıktı. Maslow’un ortaya attığı üzere üçüncü güç olarak anılmaya başlandı. Kendisinden önce gelen metodları determinist olmakla ve büyük ölçüde hayvanlarla yapılan deneylere odaklanmakla ve insancıl olmamakla suçladı.

Victor Frankl psikodinamik ve bilişsel davranışçı yaklaşımlara olan tepkisini şu sözlerle dile getirdi.

Bana göre, sadece savunma mekanizmalarım uğruna yaşamak istemeyeceğim gibi, sadece tepki oluşturmalarım uğruna ölmeye hazır da olamam. Öte yandan insan, kendi idealleri ve değerleri için yaşayabilme, hatta ölme yetisine sahiptir. – Victor Frankl

Hümanist psikoloji insanların özgür iradelerinin olduğunu merkeze olan fenomenolojik bir varoluşsal varsayıma dayanır.

İnsanlar temel olarak iyidirler ve dünyanı ve kendilerini güzelleştirme isteğine sahiptirler. Hümanist yaklaşım optimisttir. İnsanı değerleri, insanın değerini ve yaratıcılığı ön plana çıkarır.

Hümanist psikoterapi’nin ortaya koyduğu değerler mutlu olmak, iyi oluş, umut, affetme gibi temalarıyla tanınan kurucusunun Martin Seligman olduğu pozitif psikoloji akımıda büyük ölçüde benimser.

İlginizi çekebilir: Pozitif Psikoloji nedir?, Martin Seligman kimdir?

Hümanist Yaklaşım – Terapi Metodları 

Hümanist yaklaşım terapi yöntemleri arasında psikodinamik yaklaşım ve bilişsel davranışçı terapi yaklaşımından sonra gelerek üçüncü kuşağı oluşturmuştur. Hümanist terapi yönteminden sonra sistemik aile terapisi  onu takip etmiştir.

Birinci ve ikinci akıma bağlı metodları ayırt etmek kolaydır. Üçüncü akıma bağlı olan terapi metodları ise tartışma konusu olmuştur. Hümanist ve Varoluşçu terapi yaklaşımını benimseyen en önemli terapi okulları Birey Merkezli Terapi, Geştalt Terapi, Logoterapi, Pozitif Psikoterapi gibi metodlardır.

Birey merkezli terapi: Amerika’da Carl Rogers tarafından geliştirilen Danışan odaklı terapi bireysel bir iyimserlik sunar. Rogers büyük ölçüde Otto Rank’ten etkilenmiştir.

Geştalt: Direktif olan bu terapi yönteminde bireyin içinde bulunduğu anın daha iyi farkına varabilmesine çalışılır. Sözler kullanılmadan yapılan iletişimede önem verilir.

Varoluşsal Terapi: Yaşamı daha iyi yaşayabilmek için, yaşamın anlamını hakkında düşünülmemiz ve onu anlamamız gerektiğine inanır. İnsanların sahip oldukları kısıtlamalarında farkına varmaları gerektiğine inanır.

Yaşamak için bir nedeni olan kişi, hemen her duruma dayanabilir. – Nietzche

Hümanist yaklaşım – Kaynaklar

Göka, E. (2009). Varoluşçu Psikoterapi. Türkiye Klinikleri Psikiyatri Dergisi, Psikoterapiler Özel Sayısı. 2(2), 77-83.

3 YORUMLAR

  1. Tuba hanım merhaba. Ben bir klinik psikoloji yüksek lisans programının bilim sınavına hazırlanırken sitenize denk geldim ve çok faydalı bilgiler edindim bu nedenle teşekkür etmek istiyorum. Ayrıca yurt dışında bizi bu şekilde temsil etmeniz çok güzel, başarılarınızın devamını dilerim.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Lütfen buraya adınızı yazın.