Dışsallaştırma (externalisation) tekniği ile danışan ve problemi birbirinden ayrılır. Bireyin ya da ailenin problemine bir ad konulur. Problem ete kemiğe bürünür. Farklı duyularla tarif edilir.

Kişi problem değildir. Problemin kendisi problemdir. – Michael White

Dışsallaştırma nedir?

Bir çok danışanımız terapiye geldiklerinde kendilerinde bir şeylerin yolunda gitmediğini, problemli olduklarını düşünmeye başlamış oluyorlar. Yani problemlerini içselleştirilmiş oluyorlar. Sanki bireyin kendi doğasında olan bir problemmiş gibi görülüyor problem. Öyküsel terapisi sürecinde içselleştirme sorgulanıyor.

80’lerde çocuklarla çalışırken öyküsel terapi (narrative terapi) kurucuları çocuklarla problemlerini birbirinden ayırmanın daha iyi bir iletişim sağladığını görmüşlerdir.

Narrative terapi postyapısalcılık üzerine bina edilmiştir. Bu psikoterapi metodu dilin kullanımı, güç ilişkileri, anlam ve bireyin kimliğinin nasıl bina edildiği konuları üzerinde durur. Problemi konuşurken kullandığımız dile dikkat etmemiz gerektiği görüşündedir. Önemli olan sadece problemi ve kaynakları dışsallaştırmak değildir. Aynı zamanda dışsallaştırmanın etrafında zengin alternatif hikayeler geliştirebilmektir.

Neler dışsallaştırılabilir?

  • Problemler
  • Bulgular
  • Karakter güçleri
  • Duygular, ruh halleri
  • Fikirler
  • Durumlar (mobbing görme…)
  • Kabiliyetler
  • Alışkanlıklar
  • Anılar, travmalar

Problemi neden dışsallaştırırız?

  • Problemi dışsallaştırma kişi ile probleminin arasına mesafe koyar.
  • Dışsallaştırılan problemi nelerin kuvvetlendirdiği, var olmasına katkıda bulunduğu ile ilgili farkındalık kazanılabilir.
  • Problemin yarattığı olumsuz etkiler tartışılarak uzak durmanın yolları aranabilir.
  • Problemini siyah beyaz gören danışan, durumun daha karmaşık olduğunu görebilir. İkircikli yaklaşımlar değerlendirilebilir.
  • Probleme değişik bir açıdan bakılarak farklı perspektifler kazanılmış olur.
  • Aile bireylerinin birbirini suçlaması azaltılabilir. Dışsallaştırılan problem için aile üyelerinden yardım istemek kolaylaşır. Örneğin; çiş canavarı ise sorumlu olan çocuğun probleminden, kardeşleri her gece kontrol edebilirler yatmadan önce canavar ortalarda geziniyor mu diye. Ya da aile bireyleri canavarı saklayabilir, kovalayabilirler…
  • Bir çok terapi yöntemi danışanın iç dinamiklerine yoğunlaşır. Danışanın meselelerini dışsallaştırdığımızda daha geniş kültürel, sosyal dinamikler içerisinde değerlendirebiliriz.
  • Kimi zaman danışanlar problemlerini oldukça alan jargonları ile ifade ederler. Kaygı bozukluğum var gibi. Oysaki kendi kullandıkları kelimeleri, metaforları dışsallaştırmanız daha etkili sonuçlar verecektir. Bu nedenle terapi sürecinde hemen dışsallaştırmak yerine biraz daha derine indiğinizde danışanın kendi kelimelerini yakalayabilirsiniz. Danışanın kendi dilini kullanmak ona daha yaklaştırır ve güç verir.
  • Problemi dışsallaştırarak psikoloji jargonlarının dışına çıkılır. Terapist olarak uzman rolünü danışana verebiliriz. Biz altına kaçırma probleminde uzman olabiliriz ama beş yaşındaki danışanımız çiş canavarı konusunda uzmandır. Meraklı bir şekilde onun hakkında anlatacaklarını dinleyebiliriz. Bu müdahale danışana güç verir.

İlginizi çekebilir: Psikolojik jargonla konuşan danışanlar

Dışsallaştırma nasıl yapılır?

Bireyin problemini kendisi için bir sıfat olarak kullanmasının önüne geçiyoruz.

Danışan: Tamamiyle depresif bir insanım.

Terapist: Ne kadar süredir depresyon hayatınızı etkiliyor?

Yukarıdaki örnekte görüldüğü üzere sadece problemle birey birbirinden ayrılmaz. Aynı zamanda bir öykü içerisine oturtulur. Danışan problemin ne zaman hangi koşullarda ortaya çıktığının öyküsünü anlatır. Zira yapısalcı anlayışa göre anlam toplum tarafından şekillendirilir.

Danışanlarınıza sorabileceğiniz bazı sorular

  • Böyle bir probleme ne isim verirdiniz?
  • Ne kadar büyük? / Rengi nedir? / Şekli? / Cinsiyeti?
  • Size probleminiz neyi hatırlatıyor? Gözünüzün önünde ne canlanıyor?
  • Bu problemin resmini bana çizebilir misiniz?
  • Problem bir insan olsaydı, ona ne isim verirdiniz? Onu nasıl çağırırdınız?
  • Bu problem hafif bir irritasyon mu? Yoksa ciddi bir problem mi?
  • Çiş canavarı / korku dalgaları / kara bulutlar kardeşlerinle, arkadaşlarınla olan ilişkilerini etkiliyor mu?
  • Bu …(dışsallaştırma).. senin gün boyunca moralini etkiliyor mu?
  • Ne zaman ilk olarak bu …. ile karşılaştın?
  • Nelerle iş birliği yapıyor?
  • Kim sizin hayatınızın kontrolünü elinde tutmalı? …. mı? Yoksa siz mi?
  • Hayatınızı … ile paylaşmak nasıl bir tecrübe?
  • … hayatınızdaki etkilerini gözden geçirdiğinizde, etkileri pozitif mi? Negatif mi? Her ikisi birden mi?
  • Bahsettiğiniz gibi ortalarda dolanarak insanların hayatlarını böyle kurcalayarak mahfeden bir şeyin karakteri nasıldır sizce?
  • Bu problem sizinle alakalı önemli olan neleri yansıtıyor?
  • Sizin değerlerinizle … ‘nin değerleri arasındaki farklar nelerdir?
  • Hangi amaçlarınızı ve hayallerinizi yerine getirmenizi engelliyor? Sabote ediyor?
  • Hangi tecrübeler … ile birlikte böylesi bir hayat sürmek istemediğinizi size açıkça gösterdi?

Vaka örneği – Agresif davranışları olan çocuk

Çocuktan içindeki öfke canavarını betimlemesi istenir. Daha sonra bu öfke canavarı ile nasıl mücadele edilebileceği konuşulur.

Çocuk öfke canavarını resmedebilir. Karikatürünü çizilebilir. Öfke canavarı ile savaşan kahraman oluşturulabilir. Bu kahraman çocuğun iç kaynaklarından biri olur. Örneğin; çocuğun cesareti. Kahramanın öfke canavarı ile olan savaşını hikayeleştirebilir.

Vaka örneği – Alt ıslatma problemi olan çocuk

Terapist altını ıslatma problemi olan bir çocuğa bunu yapanın bir “çiş canavarı” olduğunu söyler. Çocukla birlikte canavarın nasıl olduğunu tasvir etmeye başlarlar. Çocuk canavarı resmedebilir. Ya da oyuncaklar arasından onu bulabilir. Canavarla nasıl kavga edebileceğini ve uzaklaştırabileceği konuşulur.

Aile bireylerinin de bu çiş canavarıyla mücadelede üstlendikleri görevler olur. Kardeşleri de canavarın gelişini ona haber verebilirler. Birlikte ritüeller düzenleyerek onu kovabilirler.

Vaka örneği – Ailenin problemini dışsallaştırma

Psikoterapist bir sandalye daha getirerek ailenin ortasına koyarak şöyle der. Anladığım kadarıyla siz altı kişilik değil yedi kişilik bir ailesiniz. Hastalık aranızda ki yedinci kişi.

Dikkat etmeniz gerekenler

  • Bir çok danışan problemini kendisine konulan teşhis üzerinden ifade etse bile, onunla nasıl mücadele ettiğini anlatırken kendi metaforlarını kullanır. Örneğin; kaygının icabına bakmak, kaygının altında ezilmek… Dışsallaştırılan problemlerle metaforlar aracılığı ile savaşılabilir.
  • Dışsallaştırma teşhis değildir, değişebilirler. Zamanla bireyin problemiyle olan ilişkisi değişir. Böylelikle dışsallaştırma da değişebilir. Dışsallaştırma yaratıcı ve esnektir. Terapi süreci boyunca bir problemin dışsallaştırılması değişebilir. Sanıyorum bu yapılan en büyük hatalardan birisi. Post-modern yaklaşımlardan gelmeyen, farklı terapi metodları uygulayan uzmanlar dışsallaştırma uyguladıklarında belirli bir teşhis koyarak, buna takılma eğilimi gösteriyorlar. Oysaki öyküsel terapide, terapistle birlikte danışanın sahip olduğu yapıcı olmayan hikayeler, daha yapıcı hale gelirler.
  • Dışsallaştırmak yalnızca başlangıçtır. Problemi dışsallaştırdıktan sonra zengin alternatif hikayeler oluşturulmaya çalışılır. Hümanist anlayışta olduğu gibi engeller ortadan kalktıktan sonra bireyin kaynaklarıyla birlikte gelişeceği inancına bağlı kalınmaz.
  • Dışsallaştırılan şey danışanın kötü davranışları ise. Zorba davranışlar gösteren bir danışanınız olduğunu düşünün. Danışanın zorba davranışlarını dışsallaştırmak onu sorumluluklardan kaçmaya iter mi diye endişelenebilirsiniz. Dikkatli bir şekilde dışsallaştırılmış davranış ile danışan arasındaki ilişki incelenirse, danışan davranışının etkilerini, sonuçlarını görebilir. Örneğin; şiddet uygulayan erkeklerle çalışırken, dışsallaştırma ile “erkek” olmanın farklı alternatifleri üzerinde durulabilir. Oldukça dikkatli çalışılmayı gerektiren bu süreç ile danışan daha fazla sorumluluk almayı, şiddet dışı yöntemlerle var olmayı öğrenebilir.
  • Aile terapisi sürecinde her aile bireyi aynı problemi farklı şekillerde tanımlayabilir. Buna rağmen bir dışsallaştırma da anlaşılabilirler.
  • Kimi terapistler dışsallaştırmayı şu şekle indirgiyorlar. Kötü, istenmeyen, problemli olanlar dışsallaştırılır, olumlu özellikler ise içselleştirilir. Fakat bu doğru değil. Hem pozitif hem de negatif özellikler dışsallaştırılabilir.

Kaynaklar

Externalising

Neumann, K. (2015). Systemische Interventionen in der Familientherapie. Springer-Verlag.

4 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Lütfen buraya adınızı yazın.