Derecelendirme soruları çözüm odaklı terapi ve sistemik aile terapisi süreçlerinde sıklıkla uygulanan bir tekniktir.

Günlük yaşamdan güzel bir derecelendirme örneği vererek başlamak istiyorum yazıma. Bir anne ağlama krizleri geçiren çocuğunu kolaylıkla teselli etmenin yaratıcı bir yolunu bulmuş.

Anne (ağladığı zaman çocuğuna): Problemin büyük mü, orta büyüklükte mi, yoksa küçük mü?

Diğer başlıca psikoterapi soru teknikleri şunlardır;

  1. Döngüsel sorular
  2. Mucize sorusu
  3. İstisna soruları
  4. Paradox sorular
  5. Farazi sorular

Derecelendirme sorusu nedir?

Derecelendirme danışanın değişiklikleri, ilerlemeyi, motivasyonlarını, hazır oluşunu, bulgularının şiddetini gözden geçirerek değerlendirebilmesi için kulanılan bir müdahale çeşididir.

Genellikle 0’dan 10’a kadar bir ölçek kullanılır. 0 olabilecek en ama en kötü ihtimali, 10 ise olabilecek en iyi konumu belirtir. Örneğin; bu hafta seansta danışan ruh halini 0’dan 10’a kadar nasıl değerlendiriyor. Aşırı uçlar seçmelisiniz ki danışan ortalarda bir yerler seçmek zorunda kalsın. Çünkü bir çok danışan aşırı uçlarda düşünür. Ya siyah ya beyaz. Derecelendirme ise çok daha fazla seçenek sunuyor. Gerçekçi hedefler belirlemeyi kolaylaştırıyor.

Danışan tamamiyle öznel bir geri bildirimde bulunur. Kendisine kaç puan verdiğinin önemi yoktur. Burada doğru ya da yanlış cevap olamaz. Önemli olan danışanın rakama verdiği anlam.

Ölçek dışında pasta dilimleri olarak da yöneltebilirsiniz derecelendirme sorularını. Bazı danışanlar için bu şekilde tasavvur etmek daha kolay olur kaynaklarını, enerjilerini, problemin şiddetini… Okuma yazma bilmeyen danışanlarımla çalışırken bir yuvarlak çiziyorum pastayı temsilen. Sonra danışanıma “bunun ne kadarı örneğin ev işlerinize harcıyorsunuz” gibi sorular yöneltiyorum. Onların parmaklarıyla gösterdiği noktadan dilimlere ayırıyorum.

Bir başka uyarlamada özellikle gruplarda ayağa kalkarak odayı bir ölçek olarak kullanmak. Odanın bir ucu 10, diğeri 1. Siz nerede duruyorsunuz meselenizle ilgili. Her bir üye kendisini hissettiği konumda ayakta durur. Teker teker nasıl hissettikleri sorulabilir. Terapinin diğer aşamalarında bu ölçekte tekrar değişen konumlarını gözden geçirebilirler.

Kullanılan psikoterapötik teknikler değil, ancak terapistin danışan ile duygusal bir bağ kurabilme becerisi ve onun kabullenilmemiş duygularını kabul etme cesareti yardımcı olabilir – Kemal Sayar

Derecelendirme sorusu hangi danışanlar için uygundur?

Derecelendirme hemen hemen tüm danışanlarla uygulanabilir. Şu durumlarda özellikle faydalı olabilir;

  • Kendini ifade etmekte güçlük çeken
  • Terapide sessiz kalan, fazlaca konuşmak istemeyen
  • Sayılarla arası iyi olan
  • Terapiye zorlanmış
  • Siyah beyaz düşünme eğiliminde olan

İlginizi çekebilir: Zorlama sonucu terapiye katılmış danışanların işbirliğini nasıl kazanabiliriz?

Derecelendirme sorularının faydaları nelerdir?

  • Danışanın problemlerinin etrafına bir çit örüyoruz. Böylelikle kontrol edilemez, sınırsız olmaktan çıkıyorlar.
  • Danışan kendisini gözlemlemeye ve değerlendirmeye başlayabilir. Bu şekilde duygusal yoğunluktan bir nebze olsun çıkabilir.
  • En önemlisi amaçlarını bölerek daha baş edilebilir hale getiriyoruz?

Derecelendirme sorusunun aşamaları

  • Danışanınıza derecelendirmeyi tanıtın. 1 neyi temsil ediyor 10 neyi…
  • Şu anda hangi konumda olduğunu sorun bu derecelendirme üzerinde
  • Sahip olduklarını sorun. Örneğin; danışan partneriyle olan ilişkisini 3’te değerlendiriyorsa, 3’te olmasını sağlayan kaynaklar, davranışlar… neler? Veyahut da danışan sahip olduğu ağrıların sıklığını (10 her zaman, 0 hiç bir zaman) 4’te değerlendiriyorsa, hangi zamanlarda ağrıları olmuyor? Bu zamanları farklı kılan nedir?
  • Danışan hayatında neler değiştirirse bir adım öteye ulaşmış olur? Danışan 3’ten 4’e yükselmeyi imkansız buluyor olabilir. Peki ya 3.1?
  • Danışan bir adım öteye ulaşmak için hangi gerçekçi değişiklikleri önümüzdeki günlerde atabilir.

Vaka Örneği

Üniversite öğrencisi, ders çalışma konusunda güçlükler yaşıyor. Kaybetmiş olduğu imtiyazları yeniden kazanabilmek için ders çalışma temposu yakalamak istiyor. Terapist derecelendirme soruları ile daha gerçekçi bir hedef belirlemeye davet ediyor danışanını. Büyük bir değişiklik yerine küçük erişilebilir değişimler ortaya konuluyor.

Terapist: 0′dan 10’a kadar olan bir ölçekte şu an olan ders çalışma miktarınızı ne düzeye koyardınız? 0 hiç ödev yapmamak anlamına geliyor. 10 ise tüm ödevlerinizi zamanında yaparak testlere hazırlanmanızı.

Danışan: 4’te

Terapist: 4 neye benziyor?

Danışan: Ödevlerimi yapmaya çalışıyorum, ama dikkatim dağılıyor. Genelde cep telefonumdan mesaj atıyorum. Ya da internete dalıyorum.

Terapist: Hmm. Bu 4’ü daha yükseklere taşımak istiyorsunuz o halde. Nereye taşımayı arzu edersiniz?

Danışan: 9’a 10’a sanırım. 

Terapist: Taaa en tepeye 9’a 10’a çıkmak yerine neden bir kaç kademe yukarı çıkarmaya çalışmıyoruz. Mesela 4 ya da 6?

Danışan: Bu daha kolay olabilir.

Terapist: İyi öyleyse. Bu hafta 6 neye benzer?

Danışan: Belki ödevime bakarken telefonumu kapatabilirim.

Terapist: Harika. Peki ya bilgisayarınızı kapatmanız. Bu sizin için yapılabilir bir şey mi?

Vaka örneği

Danışan ileri yaşlarda Alman bir kadındır. Mülteci olan kendisinden çok daha küçük yaştaki eşiyle problemler yaşamaktadır. Eşinin onunla oturum izni almak için evlendiği kanısındadır. Kendisi ise daha çok cinsel arzuları nedeniyle evlenmiştir. Fakat eşi annesi yaşında olan karısı ile cinsel ilişki yaşamak istemediğini söylemektedir. Eve oldukça geç gelen eşinin kendisini aldattığından emindir danışan.

Terapist: Sahip olduğunuz enerjiyi bir pasta olarak düşünürsek. Bunun kaç dilimi (ya da yüzde kaçı) günlük yaşamınıza ve ne kadarını eşinizle ilgili meselelerinize ayırıyorsunuz?

Danışan: Eşime işinde ve evrak işlerinde yardımcı oluyorum %38 . Eşim için evde yaptığım işlere giden %35 . %25 eşimden yediğim hakaretlere gidiyor. %2 cinsellik.

Danışan bu tabloyu görmekten rahatsızlık duyar. Kendisini genç eşinin kuklası gibi hisseder. Sırf yeniden yalnızlık çekmemek ve eşinin gidip daha genç biriyle evlenmesi korkusu ile tüm bunlara katlandığı sonucunu ortaya koyar. Terapistle beraber eşiyle devam ederse bir sene sonra, beş sene sonra evliliklerinin nasıl görülebileceği üzerinde dururlar.

Vaka örneği

Terapist: Kendinizi daha öncesine göre nasıl hissediyorsunuz? Örneğin; bir sayı verirseniz 0’dan 10’a kadar. 0 katlanılamayacak derecede korkunç bir durum. 10 ise her şeyin tek kelime ile mükemmel tam olmasını istediğiniz gibi olduğunu gösteriyor. Şu anda kendinizi kaçta hissediyorsunuz?

Danışan: 3’te

Terapist: Ne yapsanız 2’ye, hatta 1’e düşer. Bunu başarmak için ne yapmalısınız? (Böylelikle danışan hayatı üzerinde etkili olabildiğini görebilir.)

Dikkatinizi çekebilir: İlginç vaka örnekleri

Evlilik terapisi sürecinde derecelendirme

Terapist çifte teker teker derecelendirme sorusunu yönelttiğinde aralarındaki farklar çok açık bir şekilde görülür. Örneğin; terapist çiftten cinsel yaşamlarını derecelendirmelerini ister. Birisi “8” diğeri ise “4” der. Terapist çalışmaya bu sayıların onlar için ne ifade ettiğini sorarak başlayabilir. “Sizce cinsel yaşamınızı farklı şekillerde değerlendirmenize sebep olan nedir?”

Evlilik terapisinde şu gibi derecelendirme soruları yöneltebilirsiniz

  • Evliliğinizde birbirinize olan bağlılığınızı 1’den 10’a… kaç olarak değerlendiriyorsunuz?
  • Birbirinize olan katkı ve çabalarınızı nasıl görüyorsunuz? 1’den 10’a. 10 eşinizin sizden tüm beklentilerini karşıladığınız anlamına geliyor. 1 ise eşinizin sizin için hiç emek sarfetmediğini.

İlginizi çekebilir: Mucize sorusu, Döngüsel sorular

Kaynaklar

Neumann, K. (2015). Systemische Interventionen in der Familientherapie. Springer-Verlag.

Conte, C. (2009). Advanced techniques for counseling and psychotherapy. Springer Publishing Company.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Lütfen buraya adınızı yazın.