Pozitif Psikoloji yaklaşımının çalıştığı konulardan biride Mihaly Csikszentmihalyi’nin ortaya koymuş olduğu ‘akış‘ kavramı. Terimin kökenleri doğu kültürlerine dayansada Batı Psikolojisinde ilk olarak Csikszentmihalyi’nin çalışmalarıyla tanınmıştır.

Akış nedir?

Akış bireyin bir aktivite ile bütünüyle meşgul olması, adeta kaybolması halidir. Akan bir nehir gibi kişi kendisini kaptırır.

Hem bir durum (state), hem de bir kişilik özelliği (trait) olarak kabul edilmektedir.

Akış yapılan uğraşa yüksek düzeyde odaklanma gerektirir. Fakat kendinizi zorlamanız gerekmez konsantre olabilmek için. Kaptırmış gidiyorsunuzdur. Farklı isimler verebilir insanlar yaşadıkları bu tecrübeye. Havaya girmek, dalıp gitmek, kendinden geçmek, coşmak…

Okuduğunuz kitaba daldığınız zamanları hatırlayın. Çağrıldığınızı bile duymayabilirsiniz. Kafanızda yarın yapmanız gerekenlere, endişelere, çatışmalara yer yoktur.

Birey bu süreçte öz farkındalığını kaybedebilir. Yeme içme gibi temel ihtiyaçlarını hissetmeyebilir. Bir çok sporcu ağrı hissi yaşamadan mücadelesine devam eder. Zaman olgusunu kaybeder. Vaktin nasıl geçtiğini anlamaz.

Konsantrasyon sağlamak bir çok zaman oldukça güçtür. Helede günümüzde bir duyu yoğunluğu içerisindeyiz. Akış yaşarken dikkatinizi toplamaya çalışmazsınız. Zaten tamamiyle kendinizi vermişsinizdir.

Büyük bir stres altında değildir birey. Sakindir. Her ne ile meşgulse o işte uzmanlaşmıştır. Yıllarını adamıştır.

Örnek

Michelangelo Sistine Şapelinde günlerce uykusuz ve aç bir şekilde ara vermeden çalışmıştır. Michelangelo büyük bir ihtimalle bu süreçte akış tecrübe etmiştir.

“Zihnini boşalt. Su gibi formsuz, şekilsiz ol. Şimdi, suyu bir bardağa doldurursan, su bardak olur. Onu çay demliğine doldur; o zaman su, çay demliği olur… Su gibi ol dostum.” – Bruce Lee

Hangi durumlarda akış yaşanabilir?

Csikszentmihalyi değişik koşullarda akış yaşayan bireylerin tecrübelerini benzer şekillerde tarif ettiklerini vurgulamaktadır.

  • Düşünürken (bir konuya / kitaba odaklanıldığında, bulmaca çözerken, fikir alış verişinde bulunurken, yazı/şiir yazarken…)
  • Çalışırken. Sanılanın aksine bir çok insanın boş vakitlerinden ziyade işinde akış yaşadığı görülmüştür. Bunun en önemli nedenlerinden biri boş zamanlarda anlamsızlık duygusunun sarmasıdır.
  • Spor yaparken
  • Müzik üretirken ve dinlerken
  • Dans ederken
  • Hayal kurarken
  • Dini ritüeller sırasında (örneğin; semazenlerin dönmesi)
  • Bir manzara seyredilirken (sanat eseri, doğa…)
  • Bilimsel araştırmalar yaparken
  • Sevdiğiniz bir arkadaşınızla vakit geçirirken
  • Cinsellik yaşarken
  • Yemek yaparken / tüketirken
  • Evet, evinizi temizlerken bile tecrübe edebilirsiniz.
  • Toplu konserler, maç seyrederken
  • Çok sevilen bir televizyon programı karşısında akış yaşanabilir. Bunun dışında televizyon seyrederken nadiren meydana gelir akış. Hatta bir çok kereler bireyler hafif düzeyde depresif olurlar televizyon seyrederken. Buna rağmen insanlar zamanlarının büyük bir kısmını televizyon seyrederek geçirirler.
  • Oyun oynarken (bir çokları bilgisayar oyunlarına tamamiyle kendilerini kaptırır)

Akış yaşanan durumların ortak özellikleri

Csikszentmihalyi belirgin (müphem olmayan) amaçlara sahibi olmayı her şeyden önemli görmüştür. Amaçlarınızı kendiniz seçmelisiniz. Bir çok insan toplumun, ailesinin amaçlarını içselleştirir. Oysa ki bu amaçlar yolunda çalışmaktan içsel olarak zevk almazlar. Elbette amaçlar realist ve birey için değerli olmalı.

Csikszentmihalyi geri bildirim almanın önemini vurgulamıştır. “Bir cerrah ameliyat ettiği hastasının kurtulup kurtulamayacağını bir gece bekledikten sonra az çok bilir. Bir psikiyatrist ise 10 yıl bir hastayla çalıştıktan sonra iyileşip iyileşmeyeceğini bilemeyebilir” der görüştüğü uzmanlardan biri. Örneğin, sosyal medyaya aşırı kendimizi kaptırmamızın bir nedenide çok kısa sürede olumlu geri bildirimleri (beğen, paylaş…) alıyor oluşumuz. Fakat geri bildirim almanın güç olduğu durumlarda da yaşanabilir. Başarılarınızı kendinizde gözlemleyerek bireysel olarak görebilirsiniz.

Akış yaşatan deneyimler bireyin kişisel kaynaklarıyla doğru oranlı derecede bir zorluğa sahiptirler. Sıkacak kadar kolay değildirler. Aynı şekilde aşırı zorlayarak kaygıya sebep olmazlar. Tarihte yaşamış kimi topluluklar belirli bir zaman sonra (örneğin 30 sene) yaşadıkları ortamı değiştirmiştir. Böylelikle hayatlarına tekrar amaç katan, kendilerini geliştirebilecekleri yeni ortamları keşfetmişlerdir.

Kişi akış yaşayabilmek için tüm dikkatini vermeye çalışır. Bir sürücünün ya da cerrahın bir an için dikkatini kaybetmesi dramatik sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle sporcular seyircilerin dikkatlerini dağıtmaması için uğraşırlar.

Süreçten mutluluk elde etmeyi öğrenmek gerekir.

Akış yaşama olanaklarınızı nasıl artırabiliriz?

  • Zevk aldığınız meslekler ve hobiler edinin.
  • Ne çok zor (kaygıya sebep olan), ne de çok kolay (sıkıcı olabilir) olmayan uğraşlarla ilgilenin (öznel bakış açısı).
  • Belirli bir alanda uzmanlaşın.
  • İçsel motivasyonunuzun yüksek olduğu uğraşlarla ilgilenin (iç güdelenme).
  • Flow yaşanılan uğraşların bir çoğu tecrübe, uzun çabalar ve öğrenme süreci gerektirirler. Beste yapan bir sanatçı temel müzik bilgilerine sahiptir. Aksi taktirde beste yaparken flow yaşaması mümkün olmaz.
  • Yenilik, öngörülmezlik. Örneğin, bir mağara keşfettiysek içine girip incelerken flow yaşayabiliriz. Yeni bir insanla tanıştığımızda ya da bilmediğimiz bir ormana daldığımızda dikkatimiz artar.
  • Yüksek odaklanma gerektiren uğraşlarla meşgul olabiliriz. Örneğin; bir dağa tırmanmak, sporda rakip ile mücadele etmek.

Akış neden önemli?

  • Çok yüksek verimlilik elde edilir. Dışsal motivasyon (para, övgü…) çok daha düşük verimlilik getirir. Buda başarıyı artırır.
  • Günlük aktivitelerinde daha fazla akış yaşayanların mutluluk düzeyi daha yüksektir.
  • Akış yaşatan tecrübeler bireyi bir nebze zorladığı için tecrübeyi, bilgi düzeyini ve kabiliyetleri artırırlar.

Akışı zorlaştıran nedenler

  • Süreç değil, sonuç odaklı olmak.
  • Duygulara değil performansa önem vermek. Aileler çocuklarının başarısına konsantre olurlar çoğu zaman. Bir müzik enstrümanı kullanmak bile işkenceye dönüşebilir çocuk için bu gibi durumlarda.
  • Sırf moda olduğu için bir şeylerle ilgilenmek.
  • Başkalarıyla kıyaslamak.
  • Hobi olarak yapılan aktiviteler ciddiye alınmaz çoğu zaman. Örneğin, amatör bilim insanlarının fosillere olan ilgileri çevreleri tarafından para getirmeyen boş bir uğraş olarak görülebilir. Bu gibi negatif geri bildirimler bireyleri amatör uğraşlardan alıkoyabilir.
  • Pasif aktiviteler ya da otomatikleşmiş dikkat gerektirmeyen aktivitelerde genellikle görülmez. Örneğin; duş almak.
  • Kendinizi zorlayarak akış yaşayamazsınız. Fakat dikkatinizi yaptığınız aktiviteye verebilirsiniz.
  • Kaygılı olmak. Uğraş zor, bireyin bu konudaki kabiliyeti düşük olduğunda meydana gelir.
  • Sıkılmak. Uğraş kolay, kişisel kabiliyetler yüksek olduğunda oluşur.
  • Apathy (anlamsızlık, duyarsızlık hissi). Kolay ve kabiliyet gerektirmeyen aktivitelerde meydana gelir. Örneğin; televizyon seyretmek.

Akış zararlı olabilir mi?

Akış içerisinde iken bireyin öz farkındalığı düştüğü için çevresinde olup biten önemli gelişmelerin farkına varamayabilir. Bunun farklı olumsuz sonuçları bulunur. Yeme, içme gibi temel gereksinimler unutulabilir. Bilgisayar başında günlerce oyun oynayarak yaşamını yitirenlerin haberlerini duymuşsunuzdur. Ya da sporcular arasında aşırı kilo kaybettiğinin farkına varamayanlar bulunur.

Csikszentmihalyi çok iyi bir satranç ustasının bu şekilde ailesinden uzaklaştığını anlatır. Maalesef kumar başındayken ya da alışverişte iken çocuklarını arabada unutan ebeveynler de bulunmaktadır.

Akış bağımlılık yaratabilir. Kaotik yaşam bir süre sonra cazip gelmez. Birey akış yaşadığı aktiviteler dışındaki uğraşlardan uzaklaşabilir.

Zararlı aktivitelerde bulunanlar da yaşabilir akış. Csikszentmihalyi kitabında bazı kanunsuz işlerde bulunanlardan örnekler sunmuştur. Bir hırsız kendisini tamamiyle kaybederek, yüksek bir düzeyde işine odaklanabilir. Aynı şekilde başkalarına şiddet uygulayanlarda da görülebilir.

Flow ne kadar sıklıkla yaşanır?

6,469 katılımcı ile Almanyada gerçekleştirilen bir çalışmada şu sonuçlar ortaya konmuştur. Sıklıkla %23, ara sıra %40, nadiren %25 hiç bir zaman ya da bilmiyorum %12. Benzer sonuçlar diğer ülkelerde de görülmüştür.

Genellikle kişi en çok hoşlandığı aktivite ile meşgulken, nadiren dinlenirken ya da pasif aktiviteler sırasında meydana gelir.

Akış nasıl ölçülür?

  • Ölçekler (öznel bildirim). Akış tecrübesinin yaşanma sıklığını ortaya koyabilmektedir. Fakat niteliği konusunda kısıtlı bilgi sunarlar. Ölçeklerin bir kısmı durumsal (state) akışı ölçerken, kimileri kişilik özelliği olarak da (trait) akışı dikkate almaktadır.
  • ESM (The Experience Sampling Method). Katılımcılardan gün içerisinde rastgele vakitlerde bir uyarı sistemi ile geri bildirim vermeleri istenir. O vakitte ne ile meşgul olduklarını (hangi koşullarda) ve motivasyon düzeyleri gibi nitel veriler sunarlar. Bu şekilde kişilerin hangi aktiviteler sırasında daha çok akış yaşadığı saptanabilmektedir.

Csikszentmihalyi, M. (1996). Flow and the psychology of discovery and invention. New York, NY: Harper Collins.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın.
Lütfen buraya adınızı yazın.